Kaydet
a- | +A

Eskiden kırmızı çizgilerimiz vardı. Bu bir benzetmeydi, hassasiyetlerimizi anlatmak içindi ama ben bu çizgilerin nereden geçtiğinden çok kimin tarafından çizildiğini hep merak ederdim.

Kuzey Irak'ta kırmızı çizgimiz, eğitimde kırmızı çizgimiz, Kıbrıs'ta kırmızı çizgimiz, anayasada, medyada çizgilerimiz vardı.. İnsan aciz.. Çizgileri kimin çizdiğini bilmeyince bir ulviyet atfediyor... Sonra değişen şartlar çizgileri sağa sola kaydırınca insanın aklı karışıyor.

Aynı şekilde sıradan kavramların bazıları da bizim için önemliydi. Misal: Üniter deyince gözlerimiz dolardı, federal deyince yüzümüzü buruştururduk.. Peki niye, deyince boynumuzu bükerdik.

...

Federasyonla üniter devlet arasındaki en büyük fark ne?

Bazıları federal devletlere iyi gözle bakmaz.

Üniter yapıları kutsallaştırır.

Sebebini de çok rahat açıklayamazlar. Aman ağzından yel alsın misali parçalanma korkusunu ima ederler.

Almanya federal bir cumhuriyet.

Amerika öyle.

Fransa öyle değil.

Üniter yapı bir üstünlük ise buradan bakınca Fransa hangi vasıflarıyla yahut avantajlarıyla Almanya'dan üstün oluyor.

Bu üstünlükte üniter yapılarının payı ne?

Biz üniter bir devletiz. Fakat o kadar özel bir yapımız var ki, anayasal kurumlarımızın her biri küçük bir devletçik gibi.

Sanki içinde halk olmayan bir federasyon.

İç işlerinde serbest dış işlerinde yazılı olmayan federal kanunlara tabilermiş gibi bir halleri var.

Hepsi kırmızı çizginin öbür tarafında olduğu için imtiyazlı. Hesap vermek gibi bir dertleri yok.

Bakalım üç gün sonra seçmen çizgiyi nereden çekecek?

....

Bayramınız mübarek olsun.

ÖNE ÇIKANLAR