Kaydet
a- | +A

Emekli bir albayın ses kayıtları dolaşıyor ortalıkta. Kendisi, "evet o kayıt bana ait" dediği için, "emekli albaya ait olduğu iddia edilen kayıtlarda" gibi göstermelik bir mecburiyet de ortadan kalkmış oluyor.

Albay o kayıtlarda;

JİTEM'i ben kurdum, ben dondurdum.

10.000 terörist yetiştirdim.

Ben yardım etmeseydim genel komutanı öldüremezlerdi.

Alevilere saldırıda kullanmak üzere elimde sakallı, bıyıklı binlerce adam vardı, diyor.

Geçen gün albayın bu açıklamalarını emekli generallere sordular.

Biri, ben JİTEM var da yok da diyemem. Ama ben şahit olmadım, onu söyleyebilirim dedi.

Ve ilave etti: Eğer anlattıklarının yüzde biri doğru ise bunların üzerinde düşünülmesi gerekir.

Diğer general, yılların kazandırdığı bir refleksle;

"Efendim o albay akıl sağlığını kaybetmiş" dedi.

Bir ucu rejime dokunan işlerde akıl sağlığını kaybedenlere bizim ülkemizde meczup denir.

90'lı yıllarda bir milletvekili televizyonlarda akıl almaz şeyler söylüyordu.

Meczup olduğuna dair resmi açıklama yapıldı.

Hapishane- hastane arasında gidip gelirken artık neler görüp yaşadıysa balataları sıyırdı.

Deli olduğu kesinleştiği için söylediklerinin de bir anlamı kalmadı.

Bizimkiler de (meczup teşhisini koyanlar) böyle lafları ancak deliler eder, akıllı adamların işi değil, demiş oldular.

Muhtemelen paşa da bir çözüm yolu gösteriyor.

Bu adama (albaya) deli raporu verin, o da kurtulsun, töhmet altındakiler de kurtulsun, içine kurt düşenler de rahat etsin.

Kestirme bir yol.

Deli raporu vermek anlattıklarını tek tek soruşturmaktan, yahut soruşturuyormuş gibi yapıp günlerce elaleme rezil olmaktan daha emin bir yol.

....

Bir de özel harpçi generalimiz var.

Yıllar önce, "6-7 eylül olayları özel harp projesidir, kabul etmek lazım mükemmel bir projedir" dedi.

Yıllar sonra inkar etti: Ben o zaman garip bir üsteğmendim, nereden bilirim, nasıl o işlerin içinde olurum.

Geçen hafta bir başka konuyu canlı yayında ağzından kaçırdı.

Kıbrıs'ta cami yakıp düşman yakmış gibi gösterdiklerini, böyle operasyonlarda asıl amacın milletin mukavemetini arttırmak olduğunu söyledi.

Ertesi gün, aynı ekranda yalanladı. Öyle birşey söylemediğini, yapılır, yapılabilir anlamında örnek verdiğini söyledi.

Ertesi günkü açıklama olmasaydı paşaya da bunama raporu alır, konuyu kapatırdık.

Eskiden mesleğinden bunalan teğmenler, üsteğmenler deli raporu alıp tazminatsız meslekten ayrılmanın yollarını arardı.

Şimdi emekli generaller, albaylar için deli raporu almaya (veya vermeye) uğraşıyorlar.

ÖNE ÇIKANLAR