Tek tip askerlik konusu nasıl sonuçlanacak?
Savunma bakanı henüz bakanlar kuruluna sunulacak bir taslak yok, üzerinde çalışılıyor diyor.
Ön bilgi verilmeyince rivayetler dolaşıyor ortalıkta.
Birinci rivayet herkes için dokuz ay olacağı.
İkinci rivayet 9 aya düşürülürse asker açığı karşılanamayacağı için 12 ay olacağı..
Üçüncü rivayet bugün olduğu gibi üniversite mezunlarının diğerlerinden biraz daha kısa yapacağı söyleniyor.
...
Genelkurmay, mecburi askerlik konusunda neden ısrarlı olduğunu herkesin anlayabileceği, çoğunluğun ikna olacağı bir gerekçeye dayandıramıyor.
Sekiz aydır konu kenarından köşesinden ele alınıyor.
İleri sürülen tek gerekçe:
Profesyonel askerlik ordunun milletiyle bağını zayıflatır.
Eğer böyle bir tehlike varsa subaylar için de var. Her biri bu işi profesyonel olarak yapıyor, maaş alıyor, emekli oluyor, kurumun sosyal imkânlarından istifade ediyor.
Aynı düzenlemeyi askerler için yapınca neden bağ zayıflasın?
Hep asker açığından ve ihtiyaçtan söz ediliyor.
Diğer taraftan terörle mücadelede eden birliklerin bir yıl içinde tamamen profesyonel askerlerden oluşacağı, o bölgede, geri hizmet dışında mecburi hizmetini yapan er kalmayacağı söyleniyor.
Bir genci alıp 2 ay eğittikten sonra yedi ay diğer işlerde nasıl istifade edeceksiniz.
Yedi ay sonra oradan ayrılacağını düşünen ve bu işi mecbur kaldığı için yapan insandan nasıl verim alacaksınız?
Hükümet bir üyesi vasıtasıyla 500 bin kişiye kadar profesyonel askeri istihdam imkânı sağlayabileceklerini açıkladı.
Akşam karar verip sabahleyin 500 bin kişi almak kolay değil. Ama kararı verilirse öncelik silah altındakilere verilmek üzere her celp döneminden bu işe hevesli 5-10 bin kişi seçilerek birkaç yıl içinde bütün birlikler profesyonel hale gelir.
Birlikler profesyonel hale gelince orduevlerinde, sosyal tesislerde, lojmanlarda, özel hizmetlerde istihdam edilen erlerin işi kime yaptırılır, nasıl bir çözüm bulunur sorusu sorulsa gönüllü olarak çözüm üreten kurumlar da bulunur.
Ne böyle bir soru soruluyor ne de bu tip hizmetlerde ne kadar er istihdam ettiği açıklanıyor.
...
Herkesi elden geçirme arzusunu ve ısrarını daha samimi gerekçelere dayandırmak lazım.
Kurumun halk nezdinde öneminin azalacağı gibi bir kaygı mı duyuluyor, tek tek her evin, her ailenin eninde sonunda kapılarını çalmak zorunda kalması bir imtiyaz gibi görülüp bu imtiyazı iade etmek zor mu geliyor, nedir sebep?
Maliyetse maliyet azalır, verimlilik artar.
Hareket kabiliyeti yükselen işi sadece askerlik olan bir ordumuz olur.
Hem bu kararı neden Büyük Millet Meclisi'ne bırakmakta zorlanıyoruz ki..
Yahut ters tarafından bakarsak meclis bu işi neden sahiplenmiyor?

