Kaydet
a- | +A

Şimdi ne olacak? Anayasa değişikliği yapıldı, onaylandıktan sonra ortalık sakinleşecek mi? Rektörleri tek tek konuşturmuşlar: Kimi, anayasa değişikliği yetmez, YÖK''ün ilgili kanunundaki değişiklik beklenmeli, diyor. Kimi kanun değişse de yetmez, diyor. Kimi de hukukçularımıza danışacağız, ne derlerse öyle yapacağız, diyor. Sıradan bir değişikliğin bu kadar çok ihtimalli yorumlanması yapıyı göstermeye yetiyor. Tek beklenti, bu değişiklikler resmi gazetede yayınlanıp yürürlüğe girdikten sonra, Anayasa Mahkemesine iptali için başvurulursa Mahkemenin kararı ne olur? Yaygın kanaat anayasa değişikliğinin mahkemenin görev sahasına girmediği. Reddedilmesinin kuvvetli ihtimal olduğu.. ... Anayasa Mahkemesi iptal talebini reddederse..görevsizlik kararı verirse, artık yapacak bir şey kalmadı, denilip kabullenilecek mi? Provokasyona açık bir konu. Birileri bir üniversite önünde bir tezgâh tertipler, ortalık karmakarışık olur. .... Anayasalarımız hep olağanüstü dönemlerde hazırlandığı, yenilendiği için normal dönemlerdeki değişiklikleri yadırgıyoruz. Kılık kıyafet meselesinin anayasa değişikliğine muhtaç olması başlı başına bir büyük ayıp ama, konusu ne olursa olsun böyle bir değişiklik 12 Eylül''den sonra yapılmış olsaydı, bir tek çatlak ses çıkmazdı. Tartışma olmazdı. Bu da bir başka garabet.

TELEKOM''DAN İGDAŞ''A Rekabet kaliteyi getirir diyorlar. İnternet demek hâlâ büyük ölçüde Telekom demek. Nasıl olacak rekabet. Zaten genlerinde kamu kurumu geleneği var..Hizmet satıyor gibi değil de lütfediyor, ihsan ediyor gibi davranıyorlar. ... İstanbul''da doğal gaz demek İGDAŞ demek. Alternatifi var mı ki, rekabet olsun. Vatandaş yeni taşındığı yerin gazını açtırmak için gitmiş. Kira kontratı yeterli değil, kırtasiyecilerde bile satılıyor. Evin tapusunun fotokopisini getir. Çıkan kiracının adresini getir. Site yönetiminden ne zaman taşındığına dair yazı getir, demişler. Müracaat eden ben olsam, bana ne eski kiracının adresinden derim. Acaba onlar ne der.. Senin dairenin gazından bize ne, derler mi. Diyebilmeliler mi? Galiba rekabetin yerine Amerikan usulü tazminat davalarının kapısını da açmak lazım. Teşvik etmek lazım. Önden iki kişi gidip 30 bin, 40 bin lira tazminat kazanırsa.. Arkası gelir. En azından avukatlar davasını üstlenmek için mağdur arar. Üç beş örnekten oturup biraz düşünürler. Fütursuzluk iyi değildir.

ÖNE ÇIKANLAR