- TUR, Çeşme'den başlayıp başkent Ankara'da tamamlanan 1.164 kilometrelik 8 etaptan oluşan bir parkurda gerçekleşti.
- Yarış, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini kapsayarak 5 şehir, 20'nin üzerinde ilçe ve 60'a yakın yerleşimden geçti.
- Bisiklette bireysel bir spor gibi görünse de aslında takım taktikleri, 'rüzgar koridoru' ve 'kaçış grubu' gibi unsurları içeren bir takım oyunudur.
- 'Peloton' ana grubu ifade eder ve bu grup içinde 'prim kapıları' gibi yarış içinde yarışlar da bulunur.
- Genel klasman birincisini belirleyen 'kraliçe etabı' dağ etaplarıdır ve bu etapları genellikle tırmanışçılar kazanır.
- TUR 2026'nın şampiyonu, İspanyol takımı Caja Rural'dan Avustralyalı bisikletçi Sebastian Berwick olmuştur.
CAHİT EROĞUL - Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Türkiye’nin en prestijli uluslararası spor organizasyonlarından birisi hiç şüphesiz… Bu yıl “60+1. yılında yeni bir başlangıç için hazır” sloganıyla başlayan TUR, bunca yılın mirasını geleceğe taşıyarak Türkiye’nin doğasını, tarihini, kültürünü ve hayat biçimini dünyaya anlatan güçlü bir uluslararası vitrin… Bu yıl yarış, Çeşme’den başlayarak Türkiye’nin farklı coğrafyalarını katedip, bir dönem TUR’un klasikleşen bitiş etabı olan başkent Ankara’da tamamlandı. Toplam 1.164 kilometrelik parkur, 8 etap boyunca Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini birbirine bağladı. Yarış; 5 şehir, 20’nin üzerinde ilçe ve 60’a yakın köy, kasaba ve yerleşimden geçti.
KEDİ FARE OYUNU
TUR, ekranlardan yaklaşık 700 milyon haneye ulaşıyor. Bir taraftan Türkiye’nin tarihî ve doğal güzelliklerini seyrederken bir taraftan da kendinizi kıyasıya bir yarışın içinde buluyorsunuz. Peki TUR’u izlerken sık sık duyduğunuz “peloton”, “kaçış grubu”, “kraliçe etabı” gibi terimler ne anlama geliyor?
Bisiklet bireysel bir spor gibi gözükse de aslında bir takım oyunudur. Savunma ve hücum taktikleri vardır. Her zaman ‘En hızlı’ sporcu kazanmaz. Hadi gelin size biraz “Kedi fare oyunundan” bahsedeyim…
RÜZGÂR KORİDORU
Yarışta bir bisikletçiyi etkileyecek birçok faktör vardır. Sporcunun kıyafetinden tutun bütün ekipmanları, yolun inişi yokuşu, havanın durumu, yağmur, güneş, rüzgâr…
Yolda akıp giden bisikletçileri bazen ip gibi dizilmiş tek sıra hâlinde görürsünüz. Önde gidenler rüzgâra en çok maruz kalanlardır. Diğerleri bunların arkasına saklanıp rüzgâr koridorundan faydalanır, daha az dirençle karşılaştıklarından daha az efor harcarlar. Burada asıl maksat takımın sprinterini korumaktır. “Esas oğlan” gücünü son metrelere kadar saklasın ki, çizgiyi en önde geçebilsin… Bunun için ‘takım treni’ iyi çalışmalıdır. Aynı takımın sporcularını son metrelere kadar yan yana görürsünüz. Araya başka takımın sporcusunun girmemesi için yollarda köşe kapmaca oynanır.
TAKTİK SAVAŞLARI
Bunun için öyle taktik savaşları yaşanır ki, hayran kalmamak elde değil. Yarışın bir bölümünde bazen bir takım, tempoyu aniden yükseltir. Bunların arayı açtığını gören diğerleri de bu ‘yalancı hücuma’ aldanır, peşlerine takılır. ‘Kedi fare oyunu’ başlamıştır artık. Önde bir ‘kaçış grubu’ oluşmuştur. Yarış temposunu bu grubun belirlediği zannedilir ancak asıl mücadele arka taraftadır. Nasıl olsa öndeki grup yorulacak ve bir süre sonra yakalanacaktır.
Kaçış grubunun asıl maksadı etabı ya da yarışı kazanmak değildir. Birincisi; ekranda olmaktır. Bu ne demek? Yayın sırasında doğal olarak kameralar öndeki grubun üzerindedir. Bu da sık sık ekrana gelmek demek… Eh, takımın reklamı, sponsor firmanın görünürlüğü… Bunları düşünmediklerini mi düşünüyorsunuz yoksa? Sponsorlar taş mı yesin yani?
Elbette sadece bu değil. Kaçış grubunun gözü prim kapılarındadır. Evet, yarış içinde yarış… Bisiklet yarışlarında bir etabın içinde belirli mesafelere ve belirli yerlere ‘prim kapıları’ konulur. Buradan ilk geçenlere de bir ödül var… Mesela Türkiye Bisiklet Turu’nda genel klasman liderinin formasının rengi Fransızca ‘Türk’ kelimesinin söylenişinden türetilen turkuaz…
Yeşil forma, hızın rengi. En çok sprint primi puanı toplayan sporcuya veriliyor.
Tırmanış etapları zordur. Deniz seviyesinden neredeyse 2 bin metreye pedal basmak her babayiğidin harcı değildir.
‘Dağların Kralı” kırmızı mayoyu sırtına geçiriyor.
Beyaz forma saflığı, temizliği güzelliği simgeliyor. “Türkiye Güzellikleri” prim kapılarında en çok puanı toplayanlar bu mayoyu taşıyor.
ÇİÇEK TARLASI; PELOTON
Sık duyduğunuz kelimelerden biri de peloton… Yani ana grup… Önde bir kaçış grubu, arkasında göz alıcı formaları, bisikletleri ve kasklarıyla çiçek tarlasını andıran görüntüleriyle 150’ye yakın yarışçı… Yolda dans eder gibi ahenkli bir şekilde sağa sola savrularak akıp giden bir renk cümbüşü… Bunların arkasında takım araçları… En önde ve en arkada güvenliği sağlayan yarışın şahinleri motosikletliler… Yarış hakemleri, organizasyon görevlileri… Tekmili birden her gün bir şehirden bir başka şehre yol alan yüzlerce araçtan oluşan dev bir kervan…
YARIŞIN KALBİ; KRALİÇE ETABI
Elbette bir takımda hem iyi sprinterler hem de iyi tırmanışçılar olmak zorunda. Özellikle tırmanışçılar sakin sakin sıranın kendilerine gelmesini bekler. Her ne kadar sprinterler daha fazla etap kazansa da nihayetinde genel klasman birincisini ‘Kraliçe etabı’ olarak adlandırılan dağ etapları belirler. Bu iki tip bisiklet sporcusunun bacak yapıları birbirinden farklıdır.
Sprinterlerin patlayıcı güce sahip olması gerekir. Bir sprinterin bacağı ağaç gövdesi gibi kalın, oldukça kaslı ve hacimlidir. Düz yolda yüksek hız ve maksimum efor için gerekli olan hızlı kasılan kaslara sahiptirler. Onlarca kilometre yol teptikten sonra o son metrelerdeki çekişmeyi gözünüzün önüne getirin. 200 kilometre gel; tekerlek farkıyla kazan… İşte o son anlar için ‘patlayıcı güç’ şart…
Tırmanışçılar ise hızlarından çok dayanıklılıklarıyla öne çıkarlar. Bunların bacak yapısı genellikle daha ince, uzun ve yağsızdır. Yarışçıların çoğu artık yokuşta su kaynatmaya başlamışken bunlar uzun ömürlü piller gibi kolay kolay bitmeyen enerjiye sahiptirler. Bir sprint finişinde birinci gelen sporcuyla arkada kalanlar arasındaki zaman farkları saniyelerle hatta saliselerle ölçülür. Ama tırmanış etapları öyle değildir. Aradaki fark çok daha fazla olduğu için günün sonunda yarışın şampiyonu tırmanışçılardan çıkar… Nitekim gelenek değişmedi ve bu turda da bir tırmanışçı; Sebastian Berwick yarışı kazandı…
MÜFTÜOĞLU GURURLU: HER GEÇEN YIL GELİŞİYORUZ
Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu “Gittikçe gelişen bir Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu var. Hedefimiz yeniden World Tour kategorisine çıkmak. Bisiklet sporunun ülkemizde bugünlere gelmesi kolay olmadı. Ülkemizde velodromu yaptık. Bu yıl bu velodromda Avrupa Şampiyonası gerçekleştirdik, madalyalar almaya başladık. Türkiye, bisiklet sporunda dünyada önemli bir ülke hâline geldi” değerlendirmesinde bulundu.
2022’DEN SONRA BİR İLK! BEYAZ MAYO MUSTAFA’NIN
Türk bisikletinin geleceği adına büyük umut vadeden Konya Büyükşehir Belediyespor’un 20 yaşındaki sporcusu Mustafa Tarakçı, güçlü rakiplerle mücadele ettiği TUR 2026’da “Türkiye Güzellikleri” klasman liderine verilen beyaz mayoyu kazandı. Bu mayoya en son 2022 yılında Batuhan Özgür sahip olmuştu.
TUR 2026’NIN ETAPLARI
26 Nisan: Çeşme - Selçuk (154,7km)
27 Nisan: Aydın - Marmaris (162,8km)
28 Nisan: Marmaris - Kıran (133,7km)
29 Nisan: Marmaris - Fethiye (131,4km)
30 Nisan: Patara - Kemer (185,9)
1 Mayıs: Antalya - Feslikan (131km)
2 Mayıs: Antalya - Antalya (156,1km)
3 Mayıs: Ankara - Ankara (108,4km)
ŞAMPİYON SEBASTİAN BERWİCK
İspanyol takımı Caja Rural’ın Avustralyalı bisikletçisi Sebastian Berwick bir başka ‘Kraliçe etabı’ Kıran’da kaybettiği Kern Pharma’nın Kolombiyalı bisikletçisi İvan Ramiro Sosa’dan Feslikan Yaylası’nda rövanşı alıp 5 saniyelik fark atarak klasman birinciliğine yükseldi ve turkuaz mayoyu korumayı başararak TUR 2026’nın şampiyonu oldu.
FOTOĞRAF SANATTIR
Uzayıp giden yollarda bisikletçilerin fotoğrafını çekmek hem büyük bir ustalık hem de iyi bir gözlem gerektiriyor. Rotayı iyi bilmeniz şart. Nerede ne var, nerede duracaksınız, ne kadar bekleyeceksiniz… TUR’un foto muhabiri Yücel Çakıroğlu bu ustalığını sanata dönüştürenlerden… “Eline, gözüne sağlık” usta!

