Kaydet
a- | +A

(hikâye: 329)

"Öteki iki takımın" maçıydı. Yani, üç ünlü takım dışında, İzmir''de oynanan sıradan bir lig mücadelesi... Taraflardan biri İzmir, diğeri Ankara takımıydı. Maçın tek golünü atan genç futbolcu nefes nefese televizyona konuşuyordu: - Golümü (R......) Abi''ye armağan ediyorum. Adını söylediği "abi", ünlü kulüplerimizden birinde oynayan yabancı bir futbolcuydu.

Peki, genç oyuncu, kendisi ve takımı için son derece önemli olan bu golü neden kendisi ve takımıyla ilgisi bulunmaya bir yabancı futbolcuya hediye etmişti? Çünkü o yabancı futbolcu acil ve sürpriz bir hastalığından dolayı tedavi altına alınmış, geçici olarak futboldan uzak kalmıştı. H Günler, haftalar geçti. Genç futbolcu, kariyerinde ilk kez bir ünlü takımla maça çıktığında ayakları titriyordu. Bütün sevdiklerinin, bütün medyanın, bütün Türkiye''nin kendisini izlediğini düşündükçe heyecanlanıyor, bol bol hata yapıyordu. Maç İstanbul''daydı ve o genç futbolcu bu büyük heyecanı ancak kırk dört dakika yaşayabildi. Çünkü maçın hakemi, son adam pozisyonunda rakip forvet oyucusuyla girdiği mücadelede bir ihlal gördü, kırmızı kartını ona çıkardı. Televizyonların o gece yayınladığı görüntülerde her hangi bir faul yoktu ama iş işten geçmişti. Dört ay önce, hiç yüz yüze gelmediği ama golünü hediye ettiği yabancı futbolcu, hakemi kandırmıştı. Bu tip maçlarda "kanmaya" zaten hazır olan hakemi...

ÖNE ÇIKANLAR