Kaydet
a- | +A

Derbinin ateşi yüksekti. Bu güne kadar görülmemiş şekilde tırmanmıştı heyecan... Valiliğin ve kulüplerin birlikte aldığı karara göre artık karşılıklı olarak deplasman takımının taraftarları gelemeyecekti böylesi büyük maçlara...

Ama, bir grup cesur ve uyanık taraftar, internet yoluyla bilet satın almış, sırtına da rakip takımın formalarını, flamalarını geçirerek "düşman hattını" aştıktan sonra, tribüne girmeyi başarmış, üstündekileri çıkarınca kendi takımının forması ortaya çıkmıştı! Ve bu fanatikler, takımlarını desteklemek için girdikleri bu rakip statta, önce yepyeni tuvaletlerin pisuarlarını, musluklarını, aynalarını, kapılarını yerle bir etmiş, sonra çıkıp tribün koltuklarını parçalayarak sahaya ve rakip seyirciye yağdırmıştı. Güvenlik güçleri, beş yüz civarındaki bu "serdengeçtiyi" elli bin kişinin arasından çekip çıkarmış ve muhtemel bir faciayı önlemişti. Sonrasında yaşananlar facia değilse tabii...  Takımlar sahaya çıktığında manzara dehşetti. Stadın "resmi" hoparlöründen "Ölecek, ölecek, öleceksiniz" diye anons yapılıyor, tribündekiler de devamını getiriyordu. Elli bin kişi, sahaya çıkan futbolcularla kan davası varmış gibi, ellerine ne geçerse aşağı atıyordu.

Ama özellikle diş biledikleri bir futbolcu vardı. Ona küfür ediyorlar, onun sırtında su şişesi ve yumurta kırıyorlardı.

 Oysa bu futbolcu, daha üç gün önce, saçlarını kazıtarak arkadaşlarıyla girdiği iddiayı, Türk futbol tarihinin en önemli maçında, deplasmanda dünya devi takım karşısında golünü atarak kazanmış, maçın en iyi oyuncusu seçilmiş, attığı bu golle hem takımının hem de ülkesinin puan almasını sağlamış, ve alınan o puanla işte bu gece oynadıkları maçtaki rakiplerinin de seneye Şampiyonlar Ligi''nde oynamasını sağlamıştı!

ÖNE ÇIKANLAR