Güneydoğu''daki askerliğini kırk beş gün önce bitirmiş olan genç güreşçi, yeni aldığı arabasıyla nişanlısını gezdirirken feci bir kaza yaptı. İstanbul''un Anadolu yakasındaydılar; refüje çarpıp yolun dışına düşen otomobil yan yatmıştı.
H Yakınlardaki bir kalp hastanesinin acil servisine kaldırılan kazazede çiftten güreşçi komadaydı, nişanlısı ise bir iki küçük çizik dışında sapasağlam kurtulmuştu. H Güreşçi hastanenin yoğun bakım ünitesinde hayata tutunmaya çalışırken, nişanlısı için zor günler başlamıştı. Aslında bu, güreşçinin yirmi dört yıllık hayatında ikinci kez komaya girişiydi. Ve işin ilginç yanı, diğer olay da bir trafik kazasıydı; on üç ay önce askeri görevi sırasında Kulp dağlarında bir sıcak çatışmaya giderken devrilen cemsede ağır yaralanmıştı.
H Günler günleri kovalarken, nişanlı kız hastanenin gönüllü hizmetçisi olmuş, yanına giremediği eşine yapamadığı yardımı, diğer hastalara kanalize etmişti. Kısa sürede hastanenin tüm personeli ve hastalar tarafından tanınıp sevilmiş, hastaların ve yakınlarının yardımına koşarak gönülleri fethetmişti.
Öyle ki, feci kazanın dokunuzcu gününde genç güreşçi hayata gözlerini yumarken, gazi arkadaşlarının da bulunduğu cenaze törenine katılan eşi, evine gidip matemini doyasıya yaşamak yerine, yine hastaneye dönmüştü. H Bu arada, güreşçinin kalbi, ailesinin izni ile o hastanede yatan Güneydoğulu bir Kürt gencine takıldı.
H Organ nakillerinde prensiptir, yeni organ takılan kişinin kimliği "karşı taraftan" saklanır. Ama nişanlı kız hastanede kendi oluşturduğu "torpilli" konumu nedeniyle nişanlısının kalbinin hangi bedende olduğunu biliyordu. Ölen bir vücuttan sağlam bir bedene geçen organın yeni adresini saklamanın iyi mi kötü mü olduğuna buradaki olay bir pencere açabilir: Çünkü, eşini toprağa verdiği günün gecesi nöbetçi bayan doktorla dertleşen nişanlı kız, "Daha yirmi yaşındayım doktor hanım, ama bundan sonraki hayatımda bir daha sevmek mi... Asla!" dediğinin üzerinden bir ay geçmeden, nişanlısının kalbinin yeniden çarpmaya başladığı Güneydoğulu gence aşık olmuş, hastane doktorları, hemşireleri, hastaları, hasta yakınlarının katıldığı törenle söz bile kesmişlerdi!

