Kaydet
a- | +A

¥ SEUL

"Onların" işi aslında gerçekten zor... Her fikre bir alternatif üretmek, herkese karşı olmak, mahcup ve mağlup oldukça tekrar doğrulmak... Zaten bir insanın ayakta kalabilmek için küfürle beslenmeye ihtiyaç duyması yeterince zorluk değil midir?  Kalemağası ekolü, Fatih Terim dönemiyle uç verdi. "Şehir kırosu" UEFA Şampiyonu olunca, o cephede ağır bir hezimet yaşadılar. Mustafa Denizli 2000 Avrupa Şampiyonası''na (tıpkı bugünkü gibi) 2-1''lik İtalya yenilgisiyle başlayınca kalemağaları altın devrini yaşadı. Birkaç gün sonra gelen turla geçirdikleri sarsıntı, Milli Takım''ın çeyrek finalde elenmesiyle "zafere dönüştü."  Şenol Güneş''in ekibi için taa aylar önce ekranlardan parmaklarını sallaya sallaya "Kore''ye gidemeyecekler!" diye inancını ortaya koyan kalemağaları, Türk insanının hafıza zaafına sığındılar. Her zaman fark attığımız, zaten turnuvanın da en sıradan takımı olan Brezilya karşısında galibiyeti koruyamayışımız kalemağalarını tekrar tahtırevana oturttu. Gerçekte bizim için şimdi başlayan finallerde ikinci turu bulursak, "Şenol Güneş''e rağmen" başaracağız; elenirsek, elbette karizmasız, vizyonsuz, kariyersiz bir teknik direktör koskoca bir milletin umutlarını heba etmiş olacak!  Dikkat ederseniz Milli Takım''a gelen hocalar hem rakiplerle hem de kalemağalarıyla boğuştu; finalleri garantiledikten hemen sonra da cevaplarını verdiler. Fatih Terim, Firavun benzetmesi yaparken Mustafa Denizli "İçimizdeki İrlandalılar" dedi. Şenol Güneş "Türküm, Trabzonluyum, gururluyum. Benden sonrakilere artık yapmayın" diye bağırdı.  Kelamağalarının elebaşılarını toplasan, belki dört kişi... Ama kötü olan şu; bunlar prim yaptıkça, gelecek yıllarda sayıları hızla artacak... Ve bunlara rağmen Dünya Şampiyonu olsak bile, hep "Bu hoca uzay şampiyonluğumuzu engelledi" diye yeni cephe açacaklar savaş için... Gıdaları bu...