KANIM KAYNADI SANA (Ce../Y....) Kanal D''nin, (Ci../Y....) atv''nin G.Saray muhabiri idi. Her ikisi de hemen hemen aynı dönemde bu göreve atanmışlardı.
Belki acemilik dönemlerini birlikte geçtikleri için, belki başka sebepten dolayı, birbirleriyle kısa sürede kaynaşmış, samimi olmuşlardı. H İlk yurt dışı seyahatine çıkmak da yine birlikte kısmet oldu bu iki acar muhabire... Uzun Madrid yolculuğu için havalimanında buluştuklarırda muhabirin biri diğerine dedi ki: - Yolculuk gece rüyama girdi, seni gördüm rüyamda... - A-ha! Valla ben de seni gördüm! - Hadi be! - Yemin ediyorum olum! Neyse, sen nasıl gördün? - Uçuş kartlarımızı alalım, konuşuruz. Gel... Zamanımız bol. H İki muhabir uçağa binip kemerlerini bağladıktan sonra, ara verdikleri konuya döndüler: - Ee, anlat bakalım rüyanı... - Sen anlat önce... - Şimdi, şöyle: Ben evdeyim, camdan bakıyorum, karşı apartmanın duvarında yukarıdan aşşağıya senin görüntün... Haberleri okuyorsun. Dev bir ekran gibi yani... - Haydaa... Aynı rüyanın parçalarını görmüşüz desene; benim rüyada da ikimiz sokaktayız, ben hem yürüyor, hem de rap söyler gibi el hareketleriyle güya haber okuyorum, sen kameraya çekiyorsun.
- Sahi, nerelisin olum sen? - Tokat... - Aa, ben de! Neresinden? - Niksar... - Aa, ben de! - İçinden mi? - Hayır, Başçiftlik...
- Aaa, ben de!
H Devam eden bu "Aaa, ben de"lerin sonunda anlaşıldı ki onlar, yirmi iki sene önce miras paylaşımı yüzünden babalarının birbirine küsmesi sonucu ayrı düşmüş öz be öz amca çocuklarıydı!

