MESLEĞE SAYGI Genç hoca, kondisyon salonunun köşesindeki camlı bölme ile ayrılmış odasından çıkıp, dış kapıya yürürken, bir futbolcusunun diğerine kendisini çekiştirdiğini duydu:
- Hoca basına şirin görünmek için bizi kurtların önüne attı. Dinleyen futbolcu cevap vermedi.
Nasıl versindi ki; genç hoca bundan önce çalıştırdığı iki takıma da onu götürmüştü, manevi babası gibiydi. Futbolcunun sözünü ettiği olay şuydu: Hırsı ve çalışkanlığı ile tanınan genç hoca, ne yapıp edip o sezon UEFA Kupası''na gitmeyi hedefliyordu.Ve o hafta, aynı amaç için oynayan güçlü rakipleriyle İstanbul''da karşılaşmışlardı; fakat tam üç futbolcusu oyundan atılınca yenilgi kaçınılmaz olmuştu. Genç hoca, dokuz kişi kaldıkları maçtan sonra Türkiye''de pek de rastlanamayacak bir değerlendirme yapmıştı: "...iyi oynayamadık. Kırmızı kartlara gelince... Hakem oyuncularımı atmakta haklıydı." İşte kondisyon salonundaki futbolcunun yakınması bu değerlendirme ile ilgiliydi.
H Sezon başından beri son derece sakin, huzurlu, neşeli idmanlar yapan bu takımın o gün öğleden sonra yaptığı çift kale maç, küfürlü, tekmeli, yumruklu büyük bir kavgaya sahne oldu. Futbolcular birbirine girmişti! Genç hoca idman maçını "tatil ederek" duş almaya gitti. Dışarı çıktığında, sabahleyin kendisini çekiştiren futbolcuyu karşısında buldu: - Sizden özür dilerim hocam. Hakemlik zormuş. Hoca tebessümle futbolcusunun saçlarını okşayarak yürüyüp gitti. Çünkü o günkü çift kale maçta bu futbolcuyu hakem yapmış ve daha yarım saat dolmadan futbolcular birbirlerine girmişti.

