Zaman zaman muhabirler birbirlerini "işletirler." Biraz saf gördükleri bir muhabirin kulağına bir meslektaşı, yalan bir haber fısıldar: "Bu haber sadece bende var, kimse bilmiyor. Sana bir kıyağım olsun, sen de yaz."
Gerçekten de o muhabir bu yalan haberi gazetesine yazdırır! Bu aşamada muhabirler -bazen- insafa gelip, şaka yaptıklarını bildirirler şakazede muhabire... Bazen, gazetedekiler küçük bir araştırma ile haberin gerçek olmadığını öğrenip, yayınlamaz. Bazen de... Dönemin Beşiktaş muhabirleri, ormandaki kros çalışmasına geç gelen bir arkadaşlarını "işletmeye" karar verirler.
Takım içindeki yabancı bir futbolcunun çalışmaya katılmamasını fırsat bilerek: - Duydun mu, der birisi... Filan futbolcu kaçmış! - Nasıl yani? - Nasıl''ı yok oğlum, "Transfer taksitlerimi alamıyorum" diye basmış gitmiş! Yabancı adam, dinler mi öyle ekonomik kriz filan? İşletilen muhabir bakmış ki gerçekten takım içinde o yabancı futbolcu yok... Günü kurtarmanın sevinciyle telefona sarılmış: - Abi, "Beşiktaş''ta şok! Siyah-beyazlı takımın (.....lı) futbolcusu (Ç......), transfer taksitlerini alamadığı gerekçesiyle ülkesine kaçtı! Yönetim yaptığı açıklamada..." Buraya kadar olanları iyi bir şaka da... koskoca gazete etresi gün "(Ç....... ) KAÇTI!" manşetiyle çıkınca... Ne diyorduk? Hah, haber çıkınca... Diğer Beşiktaş muhabirleri müdürlerinden ağır hakaretler işittiler, bu şaka haberi yazan muhabir ise bir maaş ikramiye aldı... Çünkü gerçekten kaçmıştı o yabancı futbolcu!

