Kaydet
|

“Nasıl döneceğimi kimseye sormadan maden ocağında sağa sola dönmeye başladım”

Maden ocağında yaşadıklarımı anlatmaya devam ediyorum. Heyecanımdan ve biraz da bana söylemediği için serzeniş ile: “hasta olduğunuzu söyleseydiniz, ben de geçmiş olsun derdim, üzüldüm, yine de geçmiş olsun” deyince baş mühendis ve oradaki herkes birden gülmeye başladı. Şaşkın bir hâlde onlara baktım ve biraz da sitemle “niye gülüyorsunuz? dedim.

Onlar da “Her gün vardiyası bitip de yer altından sağ çıkanlara geçmiş olsun deriz ki, bu bir âdettir” dediklerinde utanmıştım. Sonra onlarla beraber gülmeye başladım.

Ama şunu iyi anladım ki her gün yer altı maden ocağına değil âdeta canlı olarak mezara giriyormuşuz. Böylece ilk korkum ile yüzleşmiştim...

Ertesi gün ilk defa yanımda baş mühendis olmadan yer altına girmiş, üretim yapılan galerileri dolaşıyordum. İşçi arkadaşlarımızın başında maden çavuşu vardı. Bir ara onunla sohbet ederken, “şefim cebe geçer misiniz” dedi. (Yer altında emniyet için bırakılan boşluklara cep denir). Müthiş bir patlama sesi, arkasından büyük bir gürültü koptu ve öyle şiddetli sarsıntı oldu ki, çavuşa “neden patlatma olduğunu söylemiyorsun” diye sitem ettim. O da bana “şefim söylesem daha çok korkardınız. Şimdi alışırsınız” dedi. İkinci korkumu da orada yaşamıştım.

Çavuşun dediği gibi oldu. Artık o patlamalara ve çok kuvvetli ve şiddetli yer sarsıntılarına alıştığım için herhâlde, hiç korkmadan çalışıyordum.

Çalıştığımın ikinci haftasında maden ocağının her katındaki faaliyetleri yakından görüp öğrenmek için galerileri gezmeye başladım. (Galeri, maden üretim ve nakliyesinde açılan tünel gibi yollara deniyor). Saatlerce dolaştıktan sonra geri dönüş yolunu karıştırıp kayboldum. “Çaylak mühendis yeraltında kaybolmuş” diye tüm çalışanlara gülmeleri için bir neden daha vermemek için, nasıl döneceğimi de kimseye sormadan maden ocağı içerisinde sağa sola dönmeye başladım. Sonunda tesadüfen dinamit deposunun olduğu yeri buldum.

Depoya bakan görevli arkadaşımıza selam verdim. Kaybolduğumu anlamasın diye ona dedim ki: “Namaz kılacak bir yer arıyordum ama maalesef ki bulamadım.” Meğer o da namaz kılan birisiymiş “Şefim tahtadan bir seccadem var. Bu da çok az akan bir temiz su borusu. Orada hem abdest aldım öğle namazımı, dinamit lokumları ve patlatma kapsüllerinin olduğu kasaların arasında kıldım. DEVAMI YARIN

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.