"Cennet, iyilere ve Allahü teâlânın dostlarınadır ve ebedîdir. Cehennem ise, fâcir ve günâhkârlaradır ve ebedîdir."
Seyyid Radiyüddîn Nâtikî hazretleri büyük velîlerdendir. Nesebi, Peygamber Efendimize dayanır. Horasan civârında Uçyar köyünde doğdu. Doğum târihi belli değildir. İlim tahsîli için Tebriz'e gitti. Zamânın âlimlerinden ilim öğrendi, tahsîlini tamamladıktan sonra Herat'a kâdı tâyin edildi. 1378 (H.780) senesinde Horasan'da vefât etti.
Seyyid Radiyüddîn Nâtikî, kâdı iken bir rüyâ gördü. Rüyâsında kıyâmet kopmuştu. Halk, Arasat meydanında toplanmıştı. Günahkârların hesapları görülmüş olanlarını zebanîler yakalayıp Cehennem ateşine atmak için götürüyorlardı. Cehennem'e müstahak olanların başında kâdı tâifesi geliyordu. Bir ara, sıra Herât'ın eski kâdısına geldi. Bu zât kollarından sürüklenerek götürülürken feryad içinde Seyyid Radiyüddîn Nâtikî'yi de göstererek; "Benim yerime kâdı olan budur. Bunu da benimle ateşe atın!" deyince, Zebânîler Seyyid Radiyüddîn’i de yakalayıp sürüklemeye başladılar. O da feryâd içinde yardım istemeye başladı. Bu sırada bir zât gelip, onun ellerini çözüp, zebânîlerin elinden kurtardı. Seyyid Ali heyecan içinde uyandı. Hemen tövbe ve istiğfâr etti. Sonra kâdılıktan ayrılarak rüyâsındaki zâtı aramaya başladı. Soranlara kâdılıktan ayrılış sebebini hiç söylemedi...
Bir köyden geçerken, yanına bir zât gelip; "Sizi hocam istiyor" diyerek Seyyid Radiyüddîn Nâtikî'yi berâberinde bir dergâha götürdü. Seyyid Radiyüddîn Nâtikî ile hocasının huzûruna girdi. O zât; "Rüyânda gördüğün o zâta çok benziyor muyuz?" buyurunca, Seyyid Radiyüddîn Nâtikî'nin o anda aklı başından gitti. Hemen o zâtın elini öperek, ona talebe oldu. Ondan tasavvuf yolunu öğrenerek, yüksek mertebelere kavuştu. Sonra hocası tarafından insanlara doğru yolu anlatmakla vazîfelendirildi...
Seyyid Radiyüddîn Nâtikî hazretleri buyurdu ki:
Kabir sıkması, kabir azâbı ve nîmetinin hesapla mizânın hak olduğuna inanmalıdır. Mizânın iki kefesi vardır. Burada kulların iyilikleri ve kötülükleri tartılır. İyilikleri hafif gelen Cehennem'e gider...
Muhammed aleyhisselâmın şefâati haktır. Sırat haktır. Buna inanmalıdır. Kıldan ince, ateşten daha sıcak, kılıçtan keskin, uzunluğu dünyâ senesiyle otuz altı senedir. Üzerinden salih müminler şimşek gibi geçecek, fâcirler (günâhkârlar) altındaki Cehennem'e düşeceklerdir.
Peygamber Efendimize ikrâm olunan havuz haktır. Cennet, iyilere ve Allahü teâlânın dostlarınadır ve ebedîdir. Cehennem ise, fâcir ve günâhkârlaradır ve ebedîdir.

