Kaydet
a- | +A

Ömerî Ali Efendi: "Seni Trablusşam Emniyet Amiri Osman Beyin yerine tâyin edeceğiz..."

Ömerî Ali Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Şam’da doğdu. 1904 (H.1322) senesinde Trablusşam'da vefât etti. Evliyâ bir zât olan babasının himâye ve terbiyesinde yetişti. Kendisinde küçük yaşlarda büyüklük ve evliyâlık hâlleri görülmeye başlandı. Henüz yirmi yaşlarında babasının emri üzerine Lazkiye'ye gitti. Câmiu Kerâmât kitâbını yazan Yûsuf Nebhânî hazretleri onun hakkında; "Bu zamanda hârikulâde hâlleri bu kadar çok ve sayılamayacak derecede olan başka birini bilmiyorum" demektedir.

Haznedâr Mahmûd Ağa anlatır:

Bir zaman Trablusşam Emniyet Amiri Binbaşı Osman Bey idi. Ben o zaman devlet memuriyetinde değildim. Ömerî Ali Efendi hazretlerini ziyârete gittim. Bana; "Seni yakında Osman Beyin yerine tâyin edeceğiz" dedi. Ben de; "Efendim! O kişi vefât etmeden yerine geçmem mümkün değil" dedim. Bana; "O vefât edecek, sonra sen onun yerine geçeceksin" buyurdu... Hakîkaten çok geçmeden Osman Bey vefât ediverdi. Hâlbuki sıhhati yerinde idi. Ben de Osman Beyin yerine geçip emniyet âmiri oldum. Vazîfeye başladım... Ömerî Ali Efendi hazretleri âdeti üzere bâzı mühim şeyleri benim de yapmamı istedi. Bunlar oraya göç etmiş bâzı kimselerin birtakım ihtiyaçlarının âcilen karşılanması idi. Emirlerini derhâl yerine getirdim. Fakat bu iş uzayınca bıktım ve onun emirlerini geri çevirmeye başladım. Çok geçmeden sebepsiz yere azledildim. Bunun ona itâat etmememin netîcesi olduğunu anladım."

Yûsuf Nebhânî hazretleri anlatır:

Bir zaman Lazkiye şehrinde cezâ mahkemesi reisi idim. İstanbul'dan bir mektup geldi. Mektubu Ahmed Cevdet Paşa yazmıştı. Mektupta Şam'a mahkeme reisi olarak tâyin edildiğimi, birkaç güne kadar imzâdan çıkacağını ve telgrafla tarafıma bildirileceğini yazıyor ve sevinmem gerektiğini haber veriyordu. Bunun üzerine Şeyh Ömerî Ali Efendi hazretlerine durumu bildiren bir mektup yazdım. Cezâ Mahkemesi reisi olarak Şam'a tâyin edilmekte olduğum haberini verdim. Bu işin hangisinin hakkımda hayırlı olduğunu sordum. Zîrâ Lazkiye'de rahattım. Çok geçmeden mektubuma cevap geldi. Ömerî Ali Efendi hazretleri gönderdiği mektubunda; "Sen, Şam'a tâyin edilmeyecek, yerinde kalacaksın. Üzülme!" diyordu... Daha sonra İstanbul'dan bir mektup aldım. Dostum Ahmed Paşa tâyinimin durduğunu, bir başkasının tâyininin yapıldığını bildiriyor ve hayırlısının olmasını yazıyordu. Şeyh Ömerî Ali Efendi hazretlerinin bereketiyle olduğum yerde kaldım. Bu, onun kerâmeti idi."

Vehbi Tülek'in önceki yazıları...