Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Maveraünnehir’de 3. Rönesans!
0:00 0:00
1x
a- | +A

Dünyanın gözü kulağı bugünlerde Ankara’daki NATO Zirvesi’nde ya da Avrupa’yı kavuran orman yangınlarında olabilir. Ancak çok önemli bir buluşmanın gerçekleştiği başka bir coğrafya daha var: Özbekistan.

İnsanlık tarihinin en köklü kültür havzalarından olan Maveraünnehir, yüzyıllar boyunca ilmin, ticaretin ve kültürün kalbi oldu. Taşkent, Semerkant, Buhara, Hokand ve Tirmiz gibi her bir köşesi açık hava müzesi olan bu kadim topraklar, bugün geçmişinden aldığı o benzersiz mirası modern dünyanın dinamikleriyle harmanlıyor.

Ülke, küresel sahnede kadim değerleriyle yeniden ayağa kalkmaya hazırlanıyor. Bu yükselişin en taze ve en stratejik tezahürü ise 7-11 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek olan 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu’dur hiç şüphesiz.

Özbekistan toprakları, İpek Yolu’nun en stratejik kavşağı olarak doğu ile batı arasında sadece ticari malların değil, fikirlerin ve inançların da taşındığı muazzam bir köprü vazifesi gördü asırlar boyu. İslam medeniyetinin altın çağında bu coğrafya, bilim ile maneviyatı muhteşem bir dengede buluşturan küresel bir aydınlanma merkezine dönüştü. Hadis ilminin en büyük otoritesi İmam Buhari, Türk dünyasının itikat mimarı olan İmam Maturidi ve hadis dünyasının yıldız ismi İmam Tirmizi hazretleri gibi manevi rehberler bu topraklarda yetiştiler.

Özbekistan’ın tarihî misyonu yalnızca dinî ilimlerle de sınırlı kalmadı. Astronomide çağ açan Uluğ Bey, modern tıbbın başhekimi İbn-i Sina ve cebir ilminin babası El-Harezmi gibi dâhiler, pozitif bilimin temellerini burada inşa ettiler...

Özbekistan, son yıllarda Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev liderliğinde "Yeni Özbekistan" vizyonuyla âdeta “3. Rönesans” adı verilen devrim niteliğinde adımlar atıyor. Ülke, içine kapalı bir ekonomik modelden küresel pazarlarla bütünleşmiş, dinamik ve reformist bir yapıya evrildi. Serbest ekonomi, döviz piyasasının tamamen liberalleştirilmesi, yabancı yatırımcılara sağlanan gümrük kolaylıkları ve vize muafiyetleri Özbekistan’ı, Türkistan’ın en çekici ekonomik cazibe merkezine dönüştürdü.

Nitekim haziran ayında düzenlenen ve 75 milyar avroluk projelerin sunulduğu ‘Taşkent Yatırım Fonu’ bu ekonomik şahlanışın en somut ve en taze kanıtıydı. Altyapıdan yenilenebilir enerjiye, dijitalleşmeden ağır sanayiye kadar her alanda büyük bir yapısal dönüşüm yaşanıyor. Üstelik bu atılım sadece ekonomiyle de sınırlı değil. Özbekistan, Türk Devletleri Teşkilatı içindeki aktif ve birleştirici rolü, Orta Koridor lojistik hattındaki merkezî coğrafi konumu ve komşularıyla geliştirdiği yapıcı diplomasi atağıyla bölgesel barışın en güçlü lokomotifi hâline gelmiş durumda...

Küresel Bir Manifesto: İslam Medeniyeti Forumu

"İslam Medeniyeti: Barış, Hoşgörü ve Aydınlanma Yolu" sloganıyla düzenlenen ‘1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu’ ülkenin hem tarihî misyonunu hem de modern atılımlarını taçlandıran küresel bir manifesto kabilinden önemli bir buluşma. İCESCO iş birliğiyle 50’den fazla ülkeden 300’e yakın âlim, bakan ve akademisyeni buluşturan bu forum bu anlamda çok önemli bir buluşma olarak kayda geçecek.

Forumun ana üssü olan Taşkent’teki İslam Medeniyeti Merkezi 114 nadir Kur'ân el yazması koleksiyonuyla yakın zamanda Guinness Rekorlar Kitabı’na girerek bu uyanışın mimari sembolü oldu. Semerkant ve Tirmiz’de devam edecek oturumlarda İmam Maturidi, İmam Buhari ve İmam Tirmizi hazretleri gibi büyük âlimlerin hayatlarına ve eserlerine dikkat çekilecek...

Hasılı Özbekistan, köklü geçmişinden aldığı büyük güçle geleceğini yeni baştan inşa edegelen muazzam bir "rönesans" dönemi yaşıyor. Bu forum, bu uyanışın sadece teoride kalmadığını, tüm insanlığın istifadesine sunulan evrensel bir vizyonun da inşa edilegeldiğini gösteriyor.

Kadim ve derin köklerine tutunarak modern dünyaya yön vermeye hazırlanan Yeni Özbekistan, barışın ve aydınlanmanın bayraktarlığını yapmaya kararlılıkla devam edecek gibi görünüyor. Bizlere de bu dönüşümü hayranlıkla izlemek düşüyor. Bu muazzam kalkınma, entelektüel derinlik ve kültürel diplomasi hamlesi, sadece Orta Asya'yı değil tüm küresel dengeleri yeniden şekillendirecek kadar devasa bir potansiyel barındırıyor.

(Aziz okurlarım bu forumu sizler için takip etmeye çalışacağım inşallah.)

Meryem Aybike Sinan'ın önceki yazıları...