MURAT ÖZTEKİN

Yazar İbnülemin Mahmud Kemal İnal, iflah olmaz bir koleksiyoncu, doymak bilmeyen bir kültür savaşçısıydı... Osmanlının son devrinde Yıldız Sarayı gibi bürokrasinin üst kademelerinde çalışan İbnülemin, ömrü boyunca hem eski kültüre dair edindiği her bilgiyi not aldı hem de edinebildiği her sanat eserini koleksiyonuna kattı. Topladığı nesneleri bir müze eve dönüşen Mercan’daki konağında yıllarca muhafaza etti. Ancak İstanbul 1919’da işgal edilip Fransız askerleri hanesini basınca, binayı boşaltması için kendisine 24 saat verildi ve o eserlerin bir kısmına elveda demek zorunda kaldı. Buna rağmen ömrü boyunca yeni eserler biriktirmeye devam eden İbnülemin, cumhuriyet devrinde parasız kalıp zor duruma düşse de koleksiyonunu zenginleştirmeye devam etti. Büyük kültür adamı, müze olabilecek büyüklükteki, yaklaşık beş bin eserlik koleksiyonunu, vefatından evvel İstanbul Üniversitesine hibe etti.

NE KENDİ KİMSEYE BENZER...
İşte İbnülemin’in o koleksiyonu ilk defa bulunduğu Nadir Eserler Kütüphanesinden dışarı çıkarılarak, bir sergiyle sanatseverlerle buluşuyor... Fatih Belediyesi ve  İstanbul Üniversitesi iş birliği ile Fatih CamKüp Galeri’de 2 Haziran çarşamba günü kapılarını açacak olan “Ne Kendi Kimseye Benzer, Ne Kimse Kendisine: Doğumunun 150. Yılına Özel Mahmud Kemal İnal” sergisi, yazara vefa mahiyetinde...

HATLAR, NOTLAR, NESNELER...
Bazıları ilk defa görülecek doksan civarında eserin teşhir edileceği sergi, İbnülemin’in koleksiyonu üzerinden Osmanlının kültürel zenginliğini bugüne taşıyor. İbnülemin’in topladığı eşsiz hat eserleri, kaleme aldığı eserlere dair notlar, fotoğraflar ve maziden nesneler, sergide teşhir ediliyor. O nesneler arasında yazarın çalışma masası, tören kıyafeti, kılıcı gibi hususi şeyler de var.
Serginin hikâyesini ise küratör Osman Özsoy ve sergi danışmanlarından Prof. Dr. Ali Şükrü Çoruk, gazetemize anlattı. Prof. Dr. Çoruk, İbnülemin’in öneminin yaşadığı dönemin Osmanlıya bakışı esas alındığında daha iyi anlaşılacağını kaydederek  “Cumhuriyetin ilk yıllarında Osmanlıya karşı bir mesafeyle, eskinin izleri silinmeye çalışılırken İbnülemin, sırf tarihin kendisine yüklediği bir misyonu yerine getirme maksadıyla tarihî eserlere sahip çıkmış ve evini âdeta bir müze hâline getirmişti. Bu sergiyle onun adından hep söz edilen koleksiyonu ilk defa sergiye çıkıyor. İbnülemin’in yeterince tanınmaması hepimizin ihmalkârlığından kaynaklanıyor” ifadelerini kullanıyor.

HEPİMİZE İLHAM KAYNAĞI OLACAK
İbnülemin’in geride büyük bir koleksiyon bıraktığına vurgu yapan serginin küratörü Osman Özsoy “Bu koleksiyonu, daha geniş kitlelere ulaştırmak için en çarpıcı eserleri seçmeye gayret ettik. Bunların arasında Şeyh Hamdullah’ın 1513 tarihli çok mühim bir hat eseri de mevcut” diyor. İbnülemin Mahmud Kemal İnal’ın edebi eserler üretmediği için geniş kitlelerce tanınmadığını söyleyen Özsoy “Ancak bir ‘Medeniyet Savaşçısı’ diyebiliriz ona... Çok ciddi bir hafızası ve her şeyi kayıt altına alma özelliği var. Verdiği eseler gerçekten çok ölümsüz. Osmanlının son dönemini bütün yönleriyle biliyorsak ona borçluyuz. Osmanlıdan cumhuriyete bir kültür köprüsü olmuş ama bunu yaparken de çok sıkıntı çekmiş. Onun bu mücadelesi hepimize ilham verecek” şeklinde konuşuyor.