Büyük yazarın İstanbul'da iz bıraktığı mekânları anlatan kızı Prof. Dr. Ümit Meriç, onlar arasında Türk Edebiyatı Vakfı, Kubbealtı Akademisi, Sahaflar Çarşısı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Divan Yolu Caddesi, Fethi Paşa Korusu'ndaki ve Çengelköy Bakırcıbaşı Sokak'taki evlerinin yer aldığını söyledi. 40 yaşına kadar görme engelli babasının koluna girerek İstanbul'da çeşitli yerlere gittiklerini kaydeden Ümit Meriç, “Hisar dergisinde Türk okuruyla tanışan Cemil Meriç, Türk Edebiyatı Vakfı'nda ise Türk dinleyicisiyle tanıştı. Türk Edebiyatı Vakfı, Cemil Meriç'in makalelerinin doğumhanesi diyebiliriz” ifadelerini kullandı. Meriç, babasının İstanbul Fetih Cemiyeti'ndeki konferanslarında da salonun öğrencilerle dolup taştığını söyledi. Küçüklüğünde sahaflarda sıklıkla gittikleri Nizamettin Aktuç'un kitabevini de hatırlatan Ümit Meriç, “11 bin ciltlik kütüphanemizin tahmin ediyorum aşağı yukarı 8 bin cildi Nizamettin Bey'in küçük dükkânından evimize gelip raflara yerleşmişti” dedi.

GÖZLERİNİ ‘FETHİ PAŞA’DA KAYBETTİ
Fethi Paşa Korusu'ndaki evlerinin de hayatlarında önemli bir yeri olduğunun altını çizen Meriç, "Evin en önemli özelliği aslında Cemil Meriç, gözlerini bu evdeyken kaybetmişti. Yani onun dünyada gördüğü son sahneler; evi, orman ve Boğaz oldu. Gözlerini kaybettikten sonra o evin merdivenlerinde babama 'Büyük Doğu' dergisini okuyordum" ifadelerini sözlerine ilave etti.