Bir süredir yoğun bakımda tedavi gören usta tiyatro ve sinema oyuncusu Ayşen Gruda (74) hayatını kaybetti. Ayşen Gruda kimdir?  Ayşen Gruda öldü mü? Ayşen Gruda neden öldü? Ayşen Gruda ölüm sebebi ne? hayranları tüm bunları hüzün içinde araştırıyor.

DOKTORUNDAN İLK AÇIKLAMA

Kağıthane'de tedavi gördüğü özel hastanede hayatını kaybeden Ayşen Gruda’nın doktorları açıklama yaptı. Gruda'nın son ana kadar bilincinin açık olduğunu belirten İç Hastalıları Uzmanı Ergün Kasapoğlu, " Ölüm sebebi yaklaşık 1 buçuk yıldır pankreas kanseri vardı. Takip etmekteydik. Tüm müdahalelere rağmen cevap alamadık" dedi. 
Türk sinemasının usta oyuncularından Ayşen Gruda, 74 yaşında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Yaklaşık bir aydır pankreas kanseri nedeniyle Kağıthane'de özel bir hastanede tedavi altında bulunan Gruda'nın doktorları açıklama yaptı. 

Gruda'nın özel bir tedavi yöntemiyle ağrısız tedavi edildiğini belirten Başhekim Yardımcısı Görkem Gökçelioğlu " Genel durumu kanama ve kanserin ilerlemesinden dolayı daha kötüye gitti. Solunum cihazına bağlıydı. Solunum yetmezliğin den dolayı yoğun bakımda takipçisiydik. Hepimiz çok üzgünüz. Bizim içimiz şu açıdan rahat; Ayşen hanım, 1 buçuk yıldır mücadele ediyor. Bu dönem hiçbir ağrı çekmeden tamamlandı. Şuuru hep açıktı. Hepimiz çok üzgünüz" dedi. İç Hastalıları Uzmanı Ergün Kasapoğlu, ise," Yeşilçamın son temsilcilerinden Ayşen Gruda’yı 13. 45 itibariyle kaybetmiş bulunmaktayız Kendisi yaklaşık 1 aydır tedavi altındaydı hastanemizde. 2 gündür genel durumun kötüleşmesi üzerine tansiyonu çok düşük seyretti. Ölüm sebebi yaklaşık 1 buçuk yıldır pankreas kanseri vardı. Takip etmekteydik. Tüm müdahalelere rağmen cevap alamadık" dedi. Grudan'nın Torunu Emre Gruda ise," Kelimeler boğazıma düğümleniyor Türkiye için çok önemli bir değer . Aramızdan ayrıldı. Hepimize çok güzel şeyler anlatmış bir insan. Cuma günü öğlen namazına müteakiben Zincirlikuyu Mezarlığı’nnda son yolculuğuna uğurlayacağız. Yoğun bakımda konuştuğumuz oldu. Durumu çok iyi değildi. Geçmişten güzel şeylerden bahsetti. Güçlü bir kadındı. İnsan gibi insandı. Ondan çok şey öğrendim" diye konuştu.

Hastaneye gelen Ayşen Gruda'nın kızı Elvan Gruda'nın gözyaşları...

 

CENAZESİ CUMA GÜNÜ DEFNEDİLECEK

Ayşen Gruda'nın cenazesi 25 Ocak Cuma günü öğle namazına mütekip olarak Zincirlikuyu Camii'nde uğurlanacak.

BAKAN ERSOY: MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞ OLSUN

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da paylaştığı mesajda; "Hababam Sınıfı, Şekerpare, Çöpçüler Kralı, Neşeli Günler" gibi birçok unutulmaz filmde rol alan Türk tiyatro ve sinemasının usta sanatçısı Ayşen Gruda’nın hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım. Milletimizin ve sanat camiamızın başı sağ olsun" dedi.

 

AYŞEN GRUDA'NIN HASTALIĞI NEYDİ? ÖLÜM SEBEBİ NEDİR?

'Bir süredir ileri evre pankreas kanseri sebebiyle hastanemizde tedavi gören değerli tiyatro sanatçımız Ayşen Gruda’nın yoğun bakımda devam eden tedavisi bu sabah KOAH alevlenmesi sebebiyle solunum cihazı desteği ile devam etmektedir.Pankreas kanserinin 4. evresinde olan hastamız solunum yetmezliği problemi yaşadığı için yoğun bakım ünitemizde solunum cihazına bağlı olarak tedavi edilmeye devam ediyor.' diye doktoları hastalığını ve son durumunu açıklamıştı.

Ayşen Gruda'nın sağlık durumu hakkında açıklama Ayşen Gruda'nın sağlık durumu hakkında açıklama Bir süredir yoğun bakımda tedavisi devam eden Türk tiyatro ve sinema oyuncusu 74 yaşındaki Ayşen Gruda'nın tedavi gördüğü hastaneden açıklama yapıldı

AYŞEN GRUDA KİMDİR?

Türk Sineması ve Tiyatrosu'nun "Domates Güzeli" lakaplı oyuncusu.

Ayşen Gruda, 30 Kasım1945 tarihinde Erman Ailesi'nin ortanca kızı olarak İstanbul, Yeşilköy'de Osmanlı zamanında karargâh olarak kullanılan bir köşkte doğdu. Babası kara tren makinistiydi. Komedi yeteneği, çocuk yaşta Yeşilköy'deki evlerinde Ermeni komşularının taklidini yaparken ailesi tarafından keşfedildi. Lise ikiye giderken babası vefat etti. Geçim sıkıntısı yüzünden okulu bırakıp çalışmaya başladı. Kardeşi Ayben Erman ve ablası Ayten Erman da kendisi gibi oyuncu olacaktı. Televizyon için yaptığı skeçlerden birinde canlandırdığı "Domates Güzeli Nahide Şerbet" karakterinden sonra lakabı "Domates Güzeli" olarak kaldı.

Ayşen Gruda, Tevfik Bilge'nin turne tiyatrosunda profesyonel oyunculuğa başladı. İlk rolü 1962 yılında "Kongre Eğleniyor" adlı vodvilde küçük bir hizmetçi rolü idi. 1977 yılında 16 senelik tiyatro hayatından sonra televizyonda bir eğlence programı içinde yayınlanan skeçte canlandırdığı "Domates Güzeli Nahide Şerbet" karakterinden sonra herkes tarafından tanındı.

Ayşen Erman, Ankara Meydan Sahnesi'nde tiyatro oyuncusu Yılmaz Gruda ile tanışıp evlendi. Kızları Elvan doğunca Ayşen Gruda bir süre tiyatroya ara verdi. Bu evlilik uzun sürdü. Ayşen Gruda, Yılmaz Gruda'dan boşandıktan sonra da soyadını kullanmayı sürdürdü.

Ayşen Gruda daha sonra yakın dostu Adile Naşit'le birlikte, Ertem Eğilmezfilmlerinin çekirdek kadrosunda yer aldı.

Ayşen Gruda, "Mum Söndü", "Deve Kuşu Kabare", "Hababam Sınıfı Müzikali", "Yedi Kocalı Hürmüz" gibi kabare ve müzikallerde yer aldı. Tiyatronun yanı sıra da birçok televizyon programında skeçlerde ve dizilerde oyunculuk yaptı. Sinemada "Tosun Paşa", "Süt Kardeşler", "Şabanoğlu Şaban", "Hababan Sınıfı", "Neşeli Günler" gibi birçok klasikleşmiş Türk sineması örneklerinde oynadı.

2014 yılında senaristliğini ve yönetmenliğini Cem Yılmaz'ın yaptığı "Pek Yakında" adlı sinema filminde Cem Yılmaz, Ozan Güven, Zafer Algöz, Özkan Uğur,Çağlar Çorumlu, Şirincan Çakıroğlu, Tülin Özen ile birlikte rol aldı.

Ayşen Gruda, 1965 yılında tiyatrocu Yılmaz Gruda ile evlendi. Elvan adında bir kızı oldu. Bu evlilik uzun sürdü. Boşandılar.

Ödüllerinden Bazıları:

2006 - 11. Sadri Alışık Ödülleri - En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu - Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?
2010 - 47. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali - En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Kağıt)

İŞTE AYŞEN GRUDA'NIN GAZETEMİZE VERDİĞİ RÖPORTAJI

Süt Kardeşlerin Emine’si, Hababam Sınıfı’nın Ayşe’si, Melâhat’ı... Filmleri ile büyüdük, hem öğrendik hem güldük... Çınarları bir bir kaybettiğimiz şu günlerde Yeşilçam’dan bize kalan sayılı isimlerden Ayşen Gruda ile sohbet ettik. 55. sanat yılını büyük bir gururla kutlayan ve Deli Kadın oyunuyla sevenlerinin karşısına çıkan Gruda ile dobra dobra konuştuk. Merak edenler buyurun sohbetimize…

Ayşen Gruda’nın bir günü nasıl geçer?
Çocuklarımı, torunumu görüyorum, onlarla vakit geçiriyorum. İşlerimi yapıyorum, kitaplarımı okuyorum, bulmaca çözüyorum. Evde kalmanın zevkini yaşıyorum

Torununuz ile neler yapıyorsunuz?
Maalesef göremiyorum. Onun da oyunları var ama gidip izleyemiyorum

Sosyal medyaya ilgi bu kadar arttığından beri çocuklar sosyal aktivitelerden uzaklaştı…
Sosyal olmak nedir? Bir arada olabilmek, sohbet etmek, bir konsere gitmek… Akıllı telefonlara kapanmak akıllıca değil. Aç yatan çocuklar varken insanların elinde 4-5 milyarlık telefonları görmek üzücü. Araba merakı çok fazla, trafikten dolayı o kadar sıkıntı çekiyorum ki… Sadece ev, araba değil insan…

Sizin çocukluğunuz nasıl geçti?
Mutlu bir çocuktum. Annem babam ayrı değildi, en önemlisi bu. Eskilerde daha doğru seçimler yapılmış diye düşünüyorum.

Teliflerimiz verilmiyor
Bizim emeğimizin telifleri verilmiyor. Dertlerimizin ne olduğunu kimse bilmiyor

Eski Türk filmleri hala severek izleniyor. Şimdi ki diziler maalesef reytinglere yenik düşüyor. Sizi sevdiren neydi? İnsanlar ne arıyor?
Elindeki resimler "para kazanılsın" diye basitten yapılmadı... Bir yıl proje aranıyor, okula gider gibi Ertem Eğilmez’in evinde toplanılıyor. Herkes ne yapacağını bilerek çalışıyor. Ezber yapıyorduk. 

Şu an öyle bir eksiklik var o zaman…
Kötü senaryo, kötü konu. Dizilere tahammül edemiyorum. Hepsi berbat. Kendi oynadığım dizide finale doğru kafayı yiyordum. Genelde konular hep aynı. İki adam bir kıza aşık… Pazara gitmiyorlar. Bir şey üretmiyorlar, tüketmiyorlar. Orta halli bir ailenin kahvaltısında kuş sütü eksik… Bizim çektiğimiz filmlerde yemeklere, tencerelere bir bakın. O bir dramatoloji. Gülen Gözler’de köşk var ama kızlarını evlendirmek için evini satıyor.

Film olarak beğendiğiniz var mı?
Karagöz Hacivat… Sinemaya da insanlar zor gidiyor. 

Beklenen birkaç film oluyor, onlara gidiyorlar. Örneğin Recep İvedik…
Çok eleştiriyorlar ama ben kötü bulmuyorum. Torunum; "Anneanne biz sokakta bazı şeyleri yapamıyoruz, ama o yapıyor, rahatlıyoruz" dedi.

Beğendiğiniz oyuncu var mı?
Türkiye’de çok iyi oyuncular, aktör ve aktiristler var. Dizi çekimleri çok zor. Çocuğun bir tanesi "Hocam ben yıkandım" dedi. Ne var bunda dediğimde "5 gündür uyumadım, yıkanamadım" dedi. 

Son zamanlarda tiyatroya ilginin arttığı görülüyor. Kültür merkezlerinde uygun fiyatlara gidilebiliyor. Acaba öncelerde insanlar maddi sıkıntıdan dolayı mı gidemiyordu?
Dizilerden bıkıyorlardır inşallah da o yüzden gidiyorlardır. Televizyon başında 6 saat kalan tek ülke biziz. Güzel oyunlar oynanıyor, insanlar severek gidiyor

Tiyatroda başarılı olmak için ne yapmalılar?
Yetenek ve disiplin gerekli. Okulunu bitirirse onun için artı olur. 

Babanızı kaybettiğinizde mecburiyet olarak başlamışsınız tiyatroya. Başlamasaydınız ne olmak isterdiniz?
Avukat olmak…

Sanata hak edilen değer veriliyor mu?
Halk hak edilen değeri veriyor…

55. sanat yılınızı kutluyorsunuz. Sizin için nasıl geçti? Size ne kattı?
30-35 yılda emekli olunuyor. 55 sene yarım asır… Bana kattığı en büyük şey halk… Alkış almak, büyük sevgi… 

Eskilerde çekimler nasıl oluyordu?
Şimdikinden çok çok daha iyi… Gece çekim yapılmazdı. Şimdilerde zannediyorlar ki don lastiği ile kamerayı bağlıyorduk, çekiyorduk. Asla…  O zamanın en iyi kameraları kullanılırdı, en iyi yemekleri yerdik. Deli kadın da bir fotoğraf var, bakıp bakıp gözlerim doluyor. Adile abla, Şener Şen, Kemal Sunal… Merdivenlerde bir fotoğraf o kadar içten gülüyoruz ve mutluyuz ki… Hem iş yapıp hem eğleniyorduk. 

 Eski dostlar

Kemal Sunal: Halk onu bağrına bastığına göre önemli bir oyuncu, arkadaş, baba…
Halit Akçatepe: Uzun zamandır çalışmıyordum. O da öyle iyi…
Adile Naşit: Gidince yerine bir daha gelmiyor… O kadar sıcak çok az insan var.
Münir Özkul: Halk ne durumda olduğunu çok merak ediyor. Şuuru yerinde değil diye biliyorum ama ailesi çok iyi bakıyor.

Çoğu zaman öldü haberleri çıkıyor?
İşte sosyal medyaya bundan kızıyorum. Ne kadar çirkin bir şey.  Ali Sunal’ın başına da geldi. Mudurnu da çekimdeyken telefon çekmiyor. Annesine bir haber gidiyor. ‘O an ömrümden ömür gitti’ dedi annesi… Bizim geleneklerimize, insana yakışmayan bir durum bu. İnsanın acısından zevk duyulmaz. Kemal Sunal ve oğlu Ali Sunal ile de oynamaktan da büyük mutluluk duyuyorum.

Sizin başınıza geldi mi?
Ablama söylemişler… Ayşen Gruda öldü diye… Yazık diyorum.