Antalya'nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezinde gerçekleştirilen NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) 99. Rose-Roth Semineri ve Akdeniz Ortadoğu Özel Grubu Ortak Toplantısı'na katılan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Gülnur Aybet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, NATO üye ülkelerinin parlamenterlerinin bir araya geldiği önemli bir toplantının gerçekleştirildiğini söyledi. 

Çoğu zaman ulusal parlamentolarda Türkiye hakkında bilgi kirliliği ya da yanlış bilgilendirme olduğuna işaret eden Aybet, "NATO ülkesi parlamenterlerin Türkiye'yi ilgilendiren dış politika ve müttefiklik konusunda doğru bilgilendirilmeleri ve açık tartışma ortamında bilgi edinmeleri çok çok önemli." diye konuştu.

"Fransız siyasetçinin girişimi son derece usulsüzdü"
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un partisinden Tunus asıllı parlamenter Sonia Krimi'nin davranışına değinen Aybet, bu tür toplantıların normalde çok daha dostça atmosferde geçtiğini kaydetti. Bu toplantıların amacının parlamenterler arasında bilgi alışverişini ve uzlaşıyı sağladığını anlatan Aybet, şunları söyledi:

"Maalesef zaman zaman bu tip toplantılarda siyasiler gereksiz yere şov yapmayı tercih ediyorlar. Çok nadir olan şey. Burada da Fransız delegasyonundan bir siyasetçinin yaptığı girişim son derece usulsüzdü. Bunu zaten diğer Avrupalı parlamenterler de aynı şekilde gördüler. 'Çok gereksizdi. Türkiye, bize bu kadar güzel ev sahipliği yaparken provokasyona ne gerek vardı.' dediler. Çok çirkin bir şekilde Türkiye'ye düpedüz saldırdı. Sayın Dışişleri Bakanımız da gereken cevabı verdi."

Suriye konusunda Türkiye ile ABD ilişkileri
Toplantının önemli konularından birinin Suriye olduğuna işaret eden Aybet, özellikle ABD'nin Suriye'ye bakışı, Türkiye'nin Suriyeli mültecilere sağladığı destek ve ABD ile Türkiye ilişkilerinin değerlendirildiğini kaydetti.

Türkiye'nin mültecilere yaptığı insani yardım ile dünyada birinci sırada yer aldığını aktaran Aybet, "Bunları tekrar burada anlatmamız çok çok önemli. Zaten müttefiklerimiz biliyorlar hatta teşekkür ediyorlar. Bunları tekrar hatırlatmakta fayda var." diye konuştu.

Suriye konusunda ABD'nin çelişkili davranışlar sergilediğini anımsatan Aybet, NATO PA toplantısında ise ABD Dışişleri Bakanlığı Suriye Operasyonları Kıdemli Danışmanı emekli albay Rich Outzen'in son derece yapıcı bir yaklaşım sergilediğini belirtti.

Ancak masadaki sorunların hala devam ettiğini anlatan Aybet, şunları kaydetti:

"Bu sorunların başında Fırat'ın doğusunda YPG'nin varlığı. Hala bununla ilgili Amerika ile olan ilişkilerimizde ciddi bir sorun yaşamaktayız. Bize iki sene önce verdikleri bir söz var. YPG'ye verdikleri silahları geri alacaklarına, silahlandırmayı durduracaklarına ve Mümbiç'ten YPG'yi çıkaracaklarına dair. Sözlerin hiçbiri henüz tutulmuş değil. Mümbiç'te bir yol haritası çizildi. Bunun uygulaması devam ediyor. Fakat çok yavaş gitmekte. Buna mukabil Amerika'da daha sağ duyulu kişilerden şöyle bir yaklaşım da görüyoruz. 'Savaş sonrası yapılanmaya gidildiğinde Suriye'de bunu Türkiyesiz yapmamız zaten mümkün değil. Acaba Fırat'ın doğusunda Türkiye'nin de ulusal güvenliğin endişelerine tamamen kale alarak da nasıl bir işbirliği yapabiliriz. Suriye'nin geleceği için çok daha olayı komplike eden başka faktörler de var. Rusya'nın orada olması, bizim Rusya ve İran ile olan işbirliğimiz, şu anda Amerika'da bilhassa kongre ve senato ayağında aşırı bir Rus karşıtlığı mevcut olması. Bunlar tabii ki Suriye'de bir uzlaşıya varmakta zorlaştıran faktörler."

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fırat'ın doğusuna operasyon yapılabilmesi için hazırlıkların devam ettiği yönündeki açıklamalarına da değinen Gülnur Aybet, Erdoğan'ın ısrarla Türkiye'nin sınırında bir terör koridorunun oluşturulmasına izin verilmeyeceğine ilişkin açıklamalarda bulunduğunu kaydetti.

Türkiye'nin gerekirse operasyon da yapabileceğini, ikili ya da çok uluslu görüşmelerle de soruna çözümsel yaklaşabileceğini ifade eden Aybet, "Şimdilik öyle gözüküyor ki burada bir yavaşlama var. Onun için operasyon hazırlıklarımız da yerindedir. Ama önce bir bakmak istiyoruz. Nereye kadar. Amerika'nın çekilme planı nereye kadar uygulanacak. Şu anda hem askeri olsun hem diplomatik olsun daha detaylı daha teknik görüşmeler devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Aşırı sert tutumların geçici olduğunu düşündüğünü belirten Aybet, şunları söyledi:

"Amerika'nın bir müddet sonra bu konudaki tavrının da değişeceğini düşünüyorum. Çünkü Suriye'de savaş sonrası yapılandırma Türkiyesiz mümkün gözükmüyor. Bu sadece Amerika için geçerli değil, masadaki tüm aktörler için geçerli. Bu bir. İkincisi böyle bir zamanda bu kadar stratejik önemi olan bir müttefiği de Amerika kaybetmeyi göze alamaz. Ama şu anki tutumunun çok olağanüstü olduğunu düşünüyorum. Geçici olduğunu düşünüyorum."

S-400 hava savunma sistemi alınması
Türkiye ile Amerika ilişkileri içindeki zorlukların NATO ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını belirten Aybet, bunun çok tehlikeli ve gereksiz olduğunu kaydetti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in Türkiye'nin, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almasını Türkiye'nin ulusal kararı olarak değerlendirdiğini dile getiren Aybet, şu değerlendirmede bulundu:

"Stoltenberg, 'NATO buna karışamaz, NATO'nun milli savunma sistemlerinin tedarik edilmesi konusunda bir söz hakkı olamaz' diye söylemiştir. Onun için burada NATO'yu bağlayan bir şey yok. Tamamen Türkiye-Amerikan ilişkileri kapsamında bir şey. Suriye'deki anlaşmazlıklar olsun, S-400 olsun, F-35 olsun ya da Amerika'nın Rusya'ya karşı tutumundan dolayı bize karşı bir tavır alması olsun, bunlar tamamen ikili ilişkilerle ilgili bir boyut. Ama bunu NATO'ya yansıtmak yanlış olur. Çünkü NATO için zaten tartışılacak bir sorun değil. Sadece iki müttefik arasındaki anlaşmazlıklar."