Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

- Mursi, zalim Sisi tarafından devrilmiş ve hapse atılmıştır. Kendisiyle hem cumhurbaşkanı seçilmeden önce hem de seçildikten sonra yakın dostluğumuz oldu. Darbe mahkemelerinden yargılanan ve idam cezasına çarptırılan merhum Mursi'nin yine mahkeme salonunda son nefesini vermiş olması kendisine ve halkına yapılan zulmün sembolüdür.

- Merhum Mursi'yi son nefesine kadar yürüttüğü onurlu mücadele ile hatırlayacağız.

Onun oturduğu masada asla oturmam dedim. Zira bizim zalimlerle bu noktada hele hele kardeşlik seviyesinde farklı dayanışmamızın olduğu Mursi ile, onun katili durumunda olan kişi ile bir araya gelmemiz mümkün değildir.

Bizim gözümüzde Mursi, inandığı dava uğruna verdiği mücadele sırasında hayatını kaybeden bir şehittir.

Tarih onu cezaevine atıp idamla tehdit eden zalimleri unutmayacaktır. Bu vesile ile Mursi'ye Allah'tan rahmet, Mısır halkın ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

Cihannüma ailesi ile birlikte olmaktan bahtiyarlık duyuyorum. Rahmetli Cahit Zarifoğlu ne güzel söylemiş: "Bir duruşu olmalı insanın, bir bakışı, bir anlayışı bir davası..."

Bugün aramızda karşılığını sadece Mevla'dan bekleyerek halkı için çile çekmiş kardeşlerim bulunuyor.

Allah bizi devlete millete ümmete hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Kardeşlerim bugünkü toplantımızın teması ile 94 ruhu ile büyük buluşma olarak adlandırılması manidardır. 94 tarihi siyasi tarihimiz açısından önemli dönüm noktalarından biridir.

Toplam 28 ilin belediye başkanlığını kazandık. Her iki seçimde de tarihi bir seçim zaferine imza attık. Adaylık sürecimizden, kampanyamıza kadar pek çok sıkıntı ile karşılaştık.

İman varsa imkan da vardır diyerek her türlü zorluğa rağmen yolumuzdan geri dönmedik. Hiç kimseyi ötekileştirmedik, görünüşü, inancı, meşrebi ne olursa olsun kimseyi dışlamadık.

İstanbullu kardeşlerimizin her birine, İstanbul'un her köşesine ulaşmanın peşinde olduk.

Milletimizin verilen mücadeleyi nasıl sahiplendiğini anlatmak bakımından bir anektodu paylaşmak istiyorum. Sene 1994... Seçim çalışmalarımız için semt semt sokak sokak dolaşıyoruz. İnsanımızla kucaklaşıyoruz. Ama birilerinin kucaklaştığı gibi değil ha... Bizimki farklı. İstanbul'un bir ilçesinde esnaf ziyareti yaptığımız sırada elime bilezikleri bıraktıktan sonra şöyle dedi: Bunları annem size gönderdi. Seçildikten sonra sakın bize unutmasın dedi. Sözünü bitirince de bizim tepki vermemize fırsat vermeyen yanımızdan uzaklaştı. 1994 ruhunu en iyi anlatan, zafere taşıyan maneviyatı anlatan olaylardan birisi işte budur.

Kardeşlerim şunu hiçbir zaman unutmayın. Bu mücadele isimsiz kahramanlarla bugünlere erişmiştir.

Bu aziz dava milletin hayır duasıyla bugünlere gelmiştir. Başarısız olmak gibi bir seçeneğimiz yoktu.

Annelerin itibarına layık olmak zorundaydık. Büyükşehir Belediye Başkanı olarak 4 buçuk yıl görev yaptım. Fakir fukaranın, öksüzün rızkına el uzatılmasına asla izin vermedim.

Belediyecilikte ortaya koyduğumuz başarılarla İstanbul'da sessiz bir devrime imza attık. İstanbul senelerdir faşist CHP zihniyetinden kurtuldu. Milletimiz ilk kez 24 saat kapısını kendisine açık tutan, halkı hizmeti hakka hizmet olarak gören farklı bir zihniyetle buluştu.

Herkesi kucaklamak için geliyorum diyen kişi, Ordu'da bu devletin valisine 'it' diyor. Bu nasıl kucaklama? İstanbul gibi bir şehre belediye başkanı olmak için yola çıkıyorsun. Tüm milletime sesleniyorum: Böyle bir kişi başta valimizden özür dilemedikçe, böyle bir makama bırakın layık olmaz, böyle bir makama gelemez. Bu makamda bulunanların her şeyden önce edeple bu makama gelmesi lazım.

Valimiz bunu yanında bırakmayacaktır. 

Hayata geçirdiğimiz projelerle 24 sene İstanbul'a ne yaptınız diyor? Gözleri vardır görmez kulakları vardır duymaz.
Değerli kardeşlerim tüm bunların yanında şu anda İstanbul'da bütün kavşaklar bunların hepsini biz yaptık. Metrobüs Söğütlüçeşme'den al Beylikdüzü'ne kadar götüren biz olmadık mı? Bunun yanında değerli kardeşlerim dünyanın en büyük havalimanını İstanbul'umuza kazandırdık. 

Marmaray'ı yaptık. Denizin altından bu Marmaray'dan geçen yolcu sayısı 350 milyonu buldu. Kendisi de dün akşam oradan geçtiğini söylüyor. 

Tüm bunların yanında değerli kardeşlerim İstanbul'un o kirli havasını ortadan kaldıran kim oldu biz olduk.

Göreve geldim İstanbul'da 50 bin aileye doğal gaz veriliyordu bıraktığımda 1 milyon 250 bin aileye biz doğal gazı getirdik. Bu İstanbul'un hava kirliliğini ne yaptı büyük oranda azalttı. 

94'ten önce yoksullukla yasaklarla anılan bir İstanbul vardı. Çöple çamurla çukurla gündeme gelen bir İstanbul vardı. Şimdi dünyanın en büyüklerinden biri olan İstanbul Havalimanı ile gündeme gelen bir İstanbul var. Mustafa Şen kardeşim rakamlar verdi. 6 günümüz var. Çok çalışmamız çok gayret etmemiz lazım. Bu müjde ile pazartesiye girmemiz lazım. Büyük ve güçlü Türkiye hedeflerini ulaşmamız lazım. Son 6 yıldır şahit olduğumuz hadiseler, ülkemizi ne tür bir felaketin beklediğini ortaya koymuştur. 18 günde neler yaptım diyor. Başkanvekillerinin odalarının kilitlerini sökmekle meşgul oldu. Veri kopyalama gibi bir olayın içerisine girdi. Madem seçildin bu işlerle neden uğraşıyorsun. Bu FETÖ sanatıdır. 31 Mart seçimlerinde yaşanalar CHP zihniyetinin İstanbul'a almak için neler yapabileceğini göstermiştir.

Devletin vakıflar genel müdürlüğü vardır. Onlara parasal değil ayni olarak arazi tahsisler yapar.

Dün akşam bu tür şeylerden bahsediyor, isim veriyor. Ben de mi isim vereyim yani? Ben isim vermem o seviyeye düşmem. Bolu'da Antalya'da İzmir'de olduğu gibi İstanbul'da da gözler emekçi kardeşlerimize kilitli. Hani sen bu partili bu partili kimseyi dışarı attırmam diyordun. Bolu'dan yola çıktılar işçiler yürüyor. Genel Merkezinize kadar yürüyecekler. Bunların mumu yatsıya kadar bile yanmaz.

CHP adayı ve onu parlatan lobiler 18 günde her konuda hesaplaşma bir öc alma siyaseti içine girdiler.

Tüm umutlarını bizlerin tökezlemesine bağlayan Türkiye düşmanlarına bekledikleri fırsatı veremeyiz

Biz diyoruz ki yani bu noktada 25 tane ilçe belediyesiyle merkezi yönetimle büyükşehirle iç olsun inşallah güç ve güçlü olsun. İstanbul'u 1994 öncesi karanlık günlerine tekrar geri döndüremeyiz.

Bizler tesadüflerin çıkarların bir araya getirdiği değil ortak ideallerin buluşturduğu insanlarız.

Şunu da üzülerek söylüyorum kırgınlıklar var. Kişinin kişiye kırgınlığı olabilir ama davaya kırgınlık asla olamaz.

40 yıldır aralıksız sürdürdüğümüz demokrasi mücadelesini bu anlayışla verdik.

Sırtını vesayet odaklarına dayamış millet ve memleket düşmanlarının mazlumların umudu olan bu ülkenin geleceğini çalmalarına izin vermedik.

Karanlık ne kadar koyu olursa olsun bir mumum aydınlığını onu delmeye yeter.

23 Haziran seçimlerinde sırt sırta vereceğiz, yalan siyasetin milletimizin kafasını karıştırmasına asla izin vermeyeceğiz.

Gün safları sıklaştırma günüdür.

İstanbul'un anahtarını, bu şehrin kıymetini bilecek, en emin el olan Binali kardeşimize teslim edelim.