Bugün korkulan esasen budur. Türkmen ruhunun güç verdiği büyük Türk milletinin böylesine tarihi atılımı bir daha yapamaması için sahne alan tahrikler, tuzaklar ve kumpaslar bu yüzdendir. Ege ve Doğu Akdeniz’deki oynanan zalim oyunların gerçek sebepleri de burada aranmalıdır.
Osmanlı sonrasında, var olan uzlaşma, hoşgörü ve barış ortamı bir daha yakalanamamıştır. Balkanlar’dan Orta Doğu’ya kadar pek çok yerde savaşlar ve çatışmalar süregelmiştir. Türk milleti medeniyet birikimiyle, muazzam kültürüyle huzur, istikrar ve dengenin nişanesi olmuştur.
Osmanlı İmparatorluğu ve akabinde Türkiye Cumhuriyeti; yüksek Türk kültür ve yönetim mirasının bir devamı, asırlardır yüreklerde taşınan, fedakarlık ve kahramanlıkla taçlanan kutlu veraset ve vasiyetin de bir ifadesidir. Yüzyıllardır hapsoldukları karanlık mahzenden çıkmak için fırsat kollayanlar ve Türk’ün hayat hakkını gasp etmek için plan yapanlar şimdilerde tekrar bellerini doğrultmuşlar ve yeni bir hesaplaşma maksadıyla köhne ve küstah taktiklerini uygulamaya başlamışlardır. Ceddimizin irfanıyla ve taviz vermez millet iradesiyle mukabele, ihtiyaç hasıl olursa da cesaretle müdahale edilecektir. Elbette dün içimize nifak saçmaya çalışan tekfur kalıntılarına, Türk’ü yok etmeye kararlı hunhar emellere nasıl direnç gösterilmişse, bugün de bu büyük milletin iradesinin yeniden şahlanarak hak edenlere Osmanlının şamarını indireceği mutlaktır, muhakkaktır.