İstanbul’da Münevver Karabulut ve Özgecan Aslan cinayetlerinin benzeri işleniyordu. Avcılar’daki vahşet 6 Şubat akşamı yaşandı. Yirmi beş yaşındaki Rabia K. yaklaşık iki senedir Emre Çiçek ile görüşüyordu. Emre Çiçek (25) kız arkadaşı Rabia K’yı “Sürprizim var” diyerek kiraladığı araçla çalıştığı tekstil atölyesine götürdü. Çiçek burada kendisinden ayrılmak istediğini söyleyen genç kıza tecavüz etmek istedi. Rabia K. direnince Çiçek genç kızın falçatayla boğazını bıçakla kesti, ellerini bağladıktan sonra defalarca bıçakladı, baltayla vurup tekmeledi. Üç saat süren dehşet sırasında kanlar içindeki Rabia K’nın öldüğünü sanan Çiçek, genç kızı önce bir çuvala koydu ardından Firuzköy’de Küçükçekmece Gölü’nün kenarına attı. Emre Çiçek, babası Ali Çiçek’i arayarak hadiseyi anlattı ve kaçacağını söyledi. Bunun üzerine baba, oğlunu polise ihbar etti. Otogara giden polis, Emre Çiçek’i gözaltına aldı. Polis, zanlıyı da yanına alarak vaka mahalline gitti. Çuvaldaki Rabia K’nın yaşadığı tespit edildi. İlk yardımı, polisler ekip aracındaki malzemelerle yaptı. Saniyelerle yarışan polis, ekip aracına aldıkları genç kızı, ambulans beklemeden hastaneye götürdü. Altı gün komada kalan genç kız, bir aylık tedavisinin ardından evine gönderildi. Evinde tedavisi devam eden Rabia K. boğazının kesilmesi sebebiyle hâlâ konuşamıyor. Olayın izlerini vücudunda taşıyan Rabia K., Emre Çiçek’in en ağır şekilde cezalandırılmasını istediğini bir kâğıda yazarak ifade etti. ‘Pişmanım’ diyen Emre Çiçek, cezaevine gönderildi. Babası Ali Çiçek’in bir süre önce oğlu hakkında “evden uzaklaştırma” kararı aldırdığı öğrenildi.