İmam ayakta zor durdu! Engelli gencin cenazesinde gözyaşları sel oldu
Çorum'da "köyün neşesi" olarak bilinen zihinsel engelli genç Dursun Karatepe'nin vefatı bütün köyü derinden sarstı. Cenaze namazını kıldıran cami imamı ve vatandaşlar gözyaşlarına hakim olamadı. Sosyal medyada paylaşılan o anlara ait görüntüler herkesi hüzne boğdu.
- Dursun Karatepe, 33 yaşındaydı ve zihinsel engelliydi.
- 17 Nisan günü rahatsızlık sonucu vefat etti.
- Köy camisi imamı Mustafa Yıldırım, 13 yıl boyunca Karatepe'nin kendisine camide eşlik ettiğini ve herkesin yardımına koştuğunu belirtti.
- Cenaze namazında imam ve vatandaşlar gözyaşlarına boğuldu.
- Karatepe'nin cenazesi, sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.
Çorum’un Merkez ilçesine bağlı Üyük köyü, 17 Nisan günü tarifsiz bir acıya uyandı.
Köyün “neşesi” olarak bilinen, 33 yaşındaki zihinsel engelli Dursun Karatepe'nin geçirdiği rahatsızlık sonucu vefat ettiği haberi bir anda yayıldı.
Karatepe'nin cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
ARDINDAN BÜTÜN KÖY AĞLADI
Cenaze namazını kıldıran köy camisinin imamı Mustafa Yıldırım ve vatandaşlar gözyaşlarına boğuldu.
İmam Yıldırım, 13 yıl boyunca kendisini hiç yalnız bırakmayan engelli gencin tabutunun başında gözyaşı dökerek, kendisinden helallik istedi.
Herkes tarafından çok sevilen Dursun Karatepe'nin cenazesi gözyaşları arasında toprağa verildi.
Köy imamının cenaze namazından önce tabut başında ayakta durmakta güçlük çektiği anlar ise bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, binlerce kişiyi hüzne boğdu.
"KARŞILIK BEKLEMEDEN HERKESİN YARDIMINA KOŞARDI"
Üyük Köyü Camii İmam Hatibi Mustafa Yıldırım, Dursun Karatepe'nin 13 yıl boyunca camide kendisine eşlik ettiğini ifade etti.
Yıldırım köydeki tüm vatandaşların yardımına koştuğunu belirterek şunları söyledi:
"Dursun kardeşim 13 yıldır görev yaptığım bu köyde benim dostumdu, kardeşimdi. Cenaze namazını kıldırdığım esnada duygulandım.
Sebebi de Dursun kardeşimiz köyün sokaklarında gezerken zihinsel engelliydi, konuşamıyordu ama bedenen çok güçlü biriydi. Bu vesileyle de köydeki herkese yardım ederdi.
Hiç kimseden karşılık beklemeden onlara yardım ederdi. Yazları Kur'an kursu için camiye gelirdi. Okuma-yazma bilmemesi halinde sürekli benimle camide olurdu.
Camide bir iş olduğunda bana yardım ederdi. Bunları da karşılık beklemeden yapardı.
Dursun kardeşimiz sadece benim tarafımdan değil, bütün köylü tarafından sevilen, sayılan bir insandı. Dursun kardeşimizin bu köyde hiç kimseye zararı, kötülüğü olmamıştır."
"CENAZE NAMAZINDA AĞLAMAYAN HİÇ KİMSE KALMADI"
Engelli gencin vefatının herkesi çok üzdüğünü dile getiren Yıldırım, "Çevre köylerden de onu tanıyan çok kişi vardı. Bu sebeple onun vefatının ardından sadece köyümüzdeki vatandaşlar değil, onu tanıyan herkes üzüldü. Cenaze namazını kıldırdıktan sonra Mevlana'nın ‘İnsan doğarken ağlar, yakınları gülerler. Öyle bir hayat sür ki sen öldükten sonra sen sevin, insanlar arkandan ağlasın' sözü aklıma geldi. Bu tam Dursun'a göre bir söz. Dursun vefat ettiğinde onun cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı. Bu da Dursun kardeşimizin ne kadar çok sevildiğini, sayıldığını ve insanlarımızın engellilere karşı bakış açısını ortaya koymuştur" diye konuştu.
