BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Doğduğum yerde doymak istiyorum

Balçiçek İlter
Facebook
Diyarbakır'a dün kaldığımız yerden devam edelim...  
Büyükşehir Belediye Başkan adayı Gültan Kışanak'a ''En çılgın projeniz nedir?" diye sordum ''Eş başkanlık modeli'' diye cevap verdi...
Yanlış okumadınız...
Eğer Kışanak seçimi kazanırsa, 31 Mart sabahı Diyarbakır'ın iki belediye başkanı olacak. Nasıl mı? Anlatayım... BDP her il ve ilçe için iki eş başkan adayı belirlemiş. Bunlardan birincisi ve yasalara göre resmî gözükeni seçim kuruluna bildiriliyor. İkinci aday ise o ildeki belediye meclisi listesine seçilebilir bir sıraya konuluyor. Dolayısıyla ikinci eş başkan aslında belediye meclisi üyesi olarak seçiliyor. Bu arada ufak bir not, resmî listedeki aday kadınsa, belediye meclisinden aday gösterilen kişi erkek oluyor, ya da tam tersi...
Peki zor olmayacak mı? Yani yetkiyi paylaşmak siyasi parti liderliği konumunda bir dereceye kadar tamam da, iş daha icracı olan belediye başkanlığına gelince zorlaşmayacak mı? Kışanak cevapladı:
''Tam tersine belediyelerde eş başkanlık sitemine daha büyük ihtiyaç var. İş bölümü gerçekleştireceğiz ve sorumlulukları paylaşacağız. Birimiz altyapıyla ilgileniyorsa diğeri imara bakacak gibi... Sistemin yürümemesi için hiçbir neden yok. İmza yetkisine gelince... Zaten belediye başkanları yasaya göre imza yetkilerini devredebiliyor.''
Diyarbakır'ın ikinci adayı aslında Kürt siyasetinde tanıdık bir isim... Fırat Anlı. Bir önceki seçimlerde eğilim yoklamalarında Osman Baydemir'in bile çok önünde oy almış bir siyasetçi. KCK davasında yaklaşık 3 yıl yattıktan sonra geçen şubat ayında serbest kalmış. Anlı eş başkanlık uygulamasını şöyle anlattı: ''Belediye başkanına bu kadar çok yetki vermek doğru değil zaten. Yetkiler bölüştürülmeli. Bölüştürülen yetki her zaman daha iyi kontrol getirir.''
 

*
Diyarbakır hücrelerine kadar siyasetin işlediği bir şehir... Her ne kadar yerel seçimler bir coşku meydana getirmemiş olsa dahi, siyaset her daim gündemde. Bolca konuşulan konu Öcalan-Barzani mektuplaşması... Sahi gel de sorma, ne yazdı Öcalan o mektupta?
Ser verip sır vermedi Gültan Kışanak, Fırat Anlı... Ama sohbetten anladığım bölük pörçük de olsa yazabileceğim şudur, Öcalan Barzani'ye Ulusal Kürt Konferansı'nın toplanması konusunda çağrı yapmış. Barzani'nin Rojava'daki durumu öne sürerek sürekli bu konferansı erteliyor olması bölgede sıkıntı oluşturuyor. Ve bu sıkıntı gün geçtikçe artıyor...
Ve KCK davaları... Bölgede en çok konuşulan konuların başında bugün artık komplo sonucu açıldığı iyice ortaya çıkan bu davaların seyri ve gelmeyen tahliyeler bölge insanını rahatsız ediyor. Nasıl etmesin?
*
BDP'li Belediye başkanları projeyle değil genel siyasetle oy alıyorlar eleştirisini de sordum iki eş başkan adayına... Bir dokundum bin ah işittim diyebilirim... Öylesine hazırlanmışlar öylesine çok projeleri var ki, anlatsam sayfalar dolar. Belediyeciliğe bakış açısını değiştirmeyi hedefliyorlar, kısaca onu anlatayım...
1- Etkin Kent parlamentosu
2- Toplumsal örgütlenmelerin güçlü katılımı
3- Bürokratik değil toplum odaklı idari yapı...
Ayrıca üzerine basa basa kararların halkla alınacağını söylüyorlar...
Vatandaşın ekonomisi için güzel de bir slogan bulmuşlar:
''Doğduğum yerde doymak istiyorum...''

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
578528 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/balcicek-ilter/578528.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT