BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Hayatın ham maddesi

Ömer Söztutan
Facebook
 "Yaşam, aldığımız nefeslerin sayısıyla değil, nefesimizi tuttuğumuz anların sayısıyla ölçülür" derler... Ben de "Hayata dair" yazılara gelen yoğun ilgiye sığınarak, bestseller yazarı Dr. Stefan Klein'ın "Zaman" eserinden bir bölümü derliyorum...

Hiçbir zaman hiçbir şey yapmadan duramayız. Nasıl ki denize atılan boş bir şişenin içi hemen suyla dolarsa, boş bir zihin de hemen düşüncelerle dolar.
Doğumdan sonraki ilk saatlerden itibaren bilgileri istifleriz. Bu yığının içinde yol alabilmenin hiç de doğal bir şey olmadığını, ancak belirli bir bilgi bir türlü aklımıza gelmediğinde fark ederiz. "Dilimin ucunda ama..."
...
İnsanlara yaşamlarının hangi evresinden daha çok ve daha güçlü izlenimler kaldığı sorulursa, bunların genellikle iki ile yirmi yaş arasındakiler olduğu görülür.
Her sabah yataktan çıkıp güne başlamak kimileri için bir eziyettir, bazılarıysa aynı saatte kendilerini enerji dolu hissederler. Saatin gösterdiği zaman, güneş ışığı ya da kahve ölçeği herkes için aynıdır.
...
Demek ki bu zıtlık bizim içimizde yer alıyor olmalı. Peki, neden bazı çağdaşlarımız durup dinlenmeksizin, bir randevudan bir diğerine koşarken hiç zorlanmadıkları halde, bazıları da gün içindeki bir ya da iki işi bile oflaya puflaya yapıyorlar?
Ünlü "emekli sendromu denilen" sendromda, emekliler vakit yokluğundan yakınırlar ve bu durum açıkça içsel, öznel zaman duygusuyla açıklanabilir.
...
Yıllarla birlikte insanlar genellikle huzur bozucu bir keşifte bulunurlar. Ne kadar yaşlanırlarsa zaman da o kadar hızlı akıyor gibidir. Örneğin kendi çocukluğumuzda olağanüstü uzun görünen, belirli bir bayram günü ile doğum günümüz arasındaki süre, bugün göz açıp kapayıncaya kadar geçmektedir.
...
Peki, insanlar neden yakın geçmişten ziyade gençliklerinden bir şeyler hatırlarlar?
En eski hatıraların daha çok silinmiş, yenilerin ise daha taze ve daha zengin olması gerekmez miydi? Bunun nedeni genç yaşlarda beyinin daha fazla izlenim kaydettiğidir. Beynin nasıl yaşlandığı büyük ölçüde bizim onu ne kadar çok çalıştırdığımıza bağlıdır.
İdman yapmak nöronların işlev görme yeteneğini ve böylelikle zekâyı da ileri yaşlara kadar iyileştiriyor; son yıllarda yapılan büyük araştırmalar bunu göstermiştir.
...
Hareketlilik, zihindeki gerilemeyi bir ölçüye kadar telafi bile edebilir. Yine de en iyisi gerilemenin başlamasına hiç izin vermemektir.
Çünkü zorlanmayan bir beyin daha 40 yaşında gerilemeye başlar, bunun sonuçları daha sonra görülür. Buna karşılık zihnini ömrü boyunca kullananların, sağlam bir bellekle yaşlanma şansları vardır.
Bu kişiler yaşlılıkta zamanın hızlanmasından da, başkalarına göre daha az şikâyetçi olacaklardır. Yaşlılık yılları, zihinsel açıdan aktif olanlar için daha yavaş akar.

FACEBOOK
http://facebook.com/omersoztutan

"-Bedellideki yaş sınırı mantığını anlayamıyorum. Yani 30 yaşına kadar kaçmayı başarmışsak 'helal olsun' deniyor ve bu hak tanınıyor...
Eski fiyat üstünden, yaş sınırı olmadan yapın şunu. Zaten memlekette kaç kişi var o parayı ödeyebilecek, askersiz kalmazsınız yani..."
(...M. Tarık Can)

"-Rasim Ozan ve kıymetli eşi ile aile dostu olmak istemem...
Düşünsenize size oturmaya geliyorlar, yüksek perdeden konuşuyorlar, kendilerini övüyorlar, laf sokuyorlar, hava atıyorlar...
İçim daraldı düşününce bile. Okey olsalar 'çift olarak gelmesinler' derim...
(...Serkan Yüksel)

TWİTTER
@omersoztutan

"-Rusya'da bir kadın, 69 çocuk doğurmuş... Bizim Kütahya'daki alt geçitten bu kadar insan geçmedi iyi mi?..."
@lamia.ttt

"-Muslera yine kadroda yok... Bu demek oluyor ki; oyun kurarken epey zorlanacağız... Susam kadar ümidim varsa, da o da gitti..."
@latif.ayici

INSTAGRAM

-Pirelli Takvimi'ne rakip olarak, Fikirtepe Oto Sanayi Sitesi Takvimi hazırlandı, işte o takvimin Kasım ayı güzeli, "brudermartin" paylaşımı...

Öğrendim ki;

"-Hayatımızdaki duruşların çoğu kendi frenimize basmamızdan oluyor..."

WhatZAP

SİNEM YILDIZ: Eşinizi nerede tanıdınız?...
EVLENECEK ADAM: İngiltere'de tanıştık...
SİNEM YILDIZ: İngiltere'ye neden gitmiştiniz?...
EVLENECEK ADAM: Eşimle tanışmak için... Çekeceğimiz varmış...

(...FLASH / Ne Çıkarsa Bahtına)

xxx

MUHABİR: Neden motora binmeyi tercih ediyorsun?...
GENÇ: Çünkü motor bir tutku, bir kurtuluş...
MUHABİR: Neden kurtuluş?...
GENÇ: Yavaş gitmekten...

(...CNN Türk / Haber)

Kemal Bey'in ajandası...

-İlk mitingde, aleyhime açılan tazminat davaları, tutuklu vekil sayısı ile çarpılıp benim yaşım bulunacak, rakamlarla nasıl dans edilirmiş ikisine de gösterilecek...
...
-Hollande niye Hollanda'nın değil de Fransa'nın cumhurbaşkanı olmuş, ben de başka bir ülkenin başbakanı olabilir miyim?... (Araştırılacak)...
...
-Q, W, X harfleri alfabeye yeni eklendiğine göre, Şivan Perwer yıllardır kaçak harf kullanıyormuş... (İhbar edilecek)...
...
-Ekmeğin üzerindeki Tayyip yazısına, cola kutusu ile gönderme yapılacak... (Kutunun dışına yazılacak)...

KRAMPON

SNAİJDER'in Burak Yılmaz'a son eleştirisi; "Kızlar ofsaytı öğrendi, Burak öğrenemedi..."
...
MÜGE Anlı'nın stüdyosuna bir birim kuran Emniyet Müdürlüğü, adi suçlarda yarı yarıya azalma elde etti...
...
SERGEN Yalçın, kendisini örnek aldığını söyleyen Serdar'ı kadro dışı bıraktı...

Kapak konusu!

Acun Ilıcalı TV 8'i aldıktan sonra "Spor programı istemiyorum" demiş, Telegol'ün yayından kalkacağı açıklanmıştı...
Ayıp etmiş Acun...
Hem Telegol'e "Spor programı" dediği için, hem de belgesel sevmediği için...

NE ÇEKTİN BE!

Çöp timi!..

Meşhur "Çöp atma" uyarılarından biri... Yine tehdit içerikli... Osman Ateş'ten...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
576961 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/omer-soztutan/576961.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT