BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Soma'nın bıraktığı çorap ve çizme!

Ömer Söztutan
Facebook

Bizde bir medya geleneğidir. Milleti derinden etkileyen elim hadiselerin en trajik karesini o felaketin simgesi haline getirmek. Soma'da da bu geleneği sürdürmekten geri kalmadı medyamız. Sedyeye konulurken yaralı bir işçinin çizmelerini sedyeyi kirletmemek için çıkarmak istemesi ve tabanları görünen bir mevtanın çoraplarının altının yırtık olması takılıverdi objektiflere. Samimiyetle bakarsanız esasında dikkate ve rikkate şayan karelerdir. Ancak samimiyetle bakarsanız öyledir. Bizimkilerde samimiyet sadece reyting getirecekse kullanılan bir argüman olmaktan öteye gidemediği için yakaladıkları kare objektiflerinde eğreti durmaktadır. Neden mi, çünkü "İstemihan Fırat"ın şu sorularına verilecek cevabınız yok:

-Çizmesini çıkarma nezaketindeki yaralı bir işçinin dikkatinizi fazlasıyla çekecek kadar tarafınızca orijinal bulunması Anadolu insanına ne kadar yabancı olduğunuzu göstermiyor mu?

...

-Buna karşılık maganda filmlerinin reyting rekorları için birbirinizle propaganda yarışına girmeniz çelişki değil midir?

...

-Yaptığınız dizilerin, filmlerin, programların kaç tanesinde bu insanların içinde bulunan özü, nezaket, edep ve terbiyeyi tema edinen vardır ?

...

-Kendinden sonrakilerin kirli sedyede taşınmasına rıza gösteremeyen bu adam gibi adama ağzınız açık baktığınızda bencillik sütunları üzerine kurduğunuz fildişi kulelerinizin haricinde daha erdemli bir hayat algısıyla yetişmiş insanların varlığı size ne kadar süre bir kıyas unsuru olacak?

...

-Bu insanların, 19. asırdan bu yana sizin beğenmeyip de değiştirmek için 7/24 yayın yaparak gecenizi gündüzünüze kattığınız o asil insanlar olduğunu biliyor muydunuz?

...

-Felaket anlarında insanların hissiyatıyla reyting yapmak için sedyede bile çizmesini çıkaran insanları rol model yaparken diğer zamanlardaki dizilerinizde ayakkabılarıyla ahıra dalar gibi evine giren züppeleri neden rol model yapıyorsunuz?

...

-Altı delinen çorapların acaba dayattığınız hayat standartlarından hangisini yakalamak için yırtıldığını hiç merak ettiniz mi?

...

-Bütün lüksleri ihtiyaçmış gibi piyasaya sürerken daha göremediğiniz kaç çorabın yırtıldığını biliyor muydunuz?

...

-Tüm bunların ilginizi çekebilmesi ve haber değeri olabilmesi için yüzlerce vatan evladının ölmesini mi bekliyordunuz?

...

- Tüm bunları gördükten sonra acaba biz hangi milletin medyasıyız diye bir kez olsun öz eleştiri yapabildiniz mi?

...

-Bu halinizi gören ve fark eden bir gün bu devranın mutlaka değişeceğine, değişmesi gerektiğine azmeden bir neslin de derinden derine yetişiyor olması sizi hiç tedirgin etmiyor mu?

...

-Sizi asla samimi bulmayan sessiz milyonlar olduğundan gerçekten habersiz misiniz?

Öğrendim ki;
"-İnsanda ihanet potansiyeli varsa, fırsat gelmekte gecikmiyor..."


KRAMPON

FUTBOLU bırakmayı düşünen Alex samimi konuştu: "Şu anda ne yapacağımı bilmiyorum ama en kötü Acun'un yarışmalarından birine katılırım..."

...

"FORMAYA göz kırptı" haberleri yapan spor gazetesi editörüne ligin bittiği doktor kontrolünde söylenecek...

...

G.BİRLİĞİ'nde henüz siyahi futbolcu transfer edilmemesi İlhan Cavcav artık bırakıyor mu sorusunu akıllara getirdi...

Ana kumanda...

(...TV 8 / Bay Tahmin)

FİKRET ENGİN: Arsenal-West Ham oynuyor...

MURAT ÖZARI: Arsenal alır, üç haftadır üç atıyorlar zaten...

FİKRET ENGİN: Ama West Ham da iyi takım...

MURAT ÖZARI: Bana bir futbolcusunun ismini söylesene... İyi takımmış!..

FİKRET ENGİN: Bırak abi, iyi takım işte...


Seviyor musun?

Deneyimli bir insan olarak o zamana kadar hep sormaktan kaçındığım bir soruyu sık sık sorarken yakalıyordum kendimi...

"Beni seviyor musun" sorusu takılıyordu dilime...

Bilirsiniz böyle durumlarda "Ya sen?" diye cevap vermek âdettir...

"Evet" diye cevaplarsam bu soruyu, gerçek duygularımın ötesinde bağlamış oluyordum kendimi...

"Hayır" demeye kalkışırsam, artık sevilmeme tehlikesini göze alıyor ve bunun acısını çekiyordum... (...Albert Camus)


Bizim pano

Hasan Hocam üniversitede konferans verecek, Serdar onunla birlikte gidecek foto muhabirini belirliyor;

"-Ali sen mi gidiyorsun Hasan Hocam'la?..."

-Nereye Abi?...

"-Hasan Hocam'ın konserine!.."


Değişik bir şey!

"-Yolda telefonla uğraşan bir tanıdığınızı gördüyseniz, bilin ki o sizi daha önceden görmüş..."

...

"-Dur birkaç kişiye daha anlatayım da olacağı varsa da olmasın..."

...

"-Mutfaktaki sarı bezin hayatı bile benimkinden aksiyonlu geçiyordur..."

...

"-Zamanla geçen tek şey belediye otobüsü..."

...

"-Dünyada en hızlı biten üç şey; Telefon şarjı-Maaş-İnternet paketi..."

...

"-İç acılarımızın toplamı, dış görünüşümüze denk değil..."

...

"-Keşke insanlarda da "Reklamı geç" seçeneği olsa..."

...

"-Dünyadaki en gariban şey sabah çalan alarm. Çalsa suç çalmasa suç; ikisinde de 'kalay' yiyor..."

...

"-Mutluluğun formülünü buldum; 'Hafıza kaybı'..."

...

"-Annemle kavgamız 30 saniye, kavga bittikten sonra kendi kendine konuşması 5 saat..."

(...@degisikruhhali)


TERS AÇI


 

"-Rahmetliye önemli hatırlatma"

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
580673 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/omer-soztutan/580673.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT