BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Her hafta kocasını ziyarete gidiyordu

Tek tesellisi vardı Necile Hanımın. Yeni evi hapishaneye yakındı.
 
Necile Hanımın hayatı bu gelişmelerden sonra hızla değişmişti. Ev sahibi birkaç hafta sonunda utana sıkıla evi boşaltması gerektiğini iletmişti Necile Hanıma. Banka ise kredi borcunu Cahit Beyin emekli maaşına el koymuş, zavallı kadının eline komik bir para geçmeye başlamıştı.
Bekir’in yardımıyla evi boşalttı. Uzak bir semte, bir göz odaya taşındı. Daha az kirası olan bir gecekonduydu burası. Tek tesellisi vardı Necile Hanımın. Yeni evi hapishaneye yakındı. Emekli maaşından kalan para kiraya yetiyordu artık. İçinde bulunduğu durumdan Cahit Bey’i ziyarete gittiği zamanlarda hiç bahsetmiyordu Necile Hanım. Sadece evi değiştirdiğini, böylelikle ona daha yakın olduğunu belirtmişti. Zavallı kadının hayatı allak bullak olmuştu. Kendisini her şeyini kaybetmiş olarak görüyor, içinin sancısını dindiremiyordu. Sürekli ağlıyordu.
Yeni evindeki çevresinden uzak duruyordu. Senetlerin sahiplerini tek tek gezmiş, durumunu anlatmıştı. Kimi anlayışla karşılamış, kimi ise hakkını hukuki yollardan arayacağını söyleyerek kovalamıştı kadını.
Üç ay geçmişti Cahit Beyin  hakkında kesin karar çıkalı. Her hafta kocasını ziyarete gidiyordu Necile Hanım. Hiç aksatmıyor, onun ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyordu. Kendi hayatından kısıp onun isteklerini yerine getirmeye çabalıyordu. Eski mahallesine gidemiyordu. Zaten hiçbir yere gidecek imkânı yoktu. O sadece kocasını ziyaret için dışarı çıkıyordu. Zavallı kadının geçim sıkıntısı had safhadaydı. Bazen ekmek alacak para bulamıyor, aç yatıyordu.
Birkaç gündür kafasını kurcalayan başka bir konu vardı. Bir iş bulup çalışmak! Yoksa sürünecekti. Aklı iyice yatmaya başlamıştı bu fikre. Gücü yoktu aslında çalışacak. Ama hayatını devam ettirip kocasına düştüğü mahpus damında bakabilmek için buna mecbur hissediyordu kendisini…
Bir gün hapishane ziyaretinden dönüşünde çarşının içinden geçerek iş bakmaya başladı. Birkaç lokanta sahibiyle konuştu bulaşıkçılık için. Yapabileceği başka hiçbir iş gelmiyordu aklına. Sonunda bir pideci dükkânının sahibi ilgilendi kendisiyle. Her gün sabah saat onda dükkânda olacak ve akşam dokuza kadar çalışacaktı. Teklif edilen para son derece azdı ama Necile Hanım çaresizlikten dolayı kabul etti…
Çalışmaya başladığı hafta yorgunluktan bitkin bir hâlde eve gelmeye başlamıştı. Omuzları, bacakları, kolları ağrıyor, oturduğu yerden kalkamıyordu. Sadece görüş günlerinde izinliydi ve çalıştığından kocasının haberi yoktu. Biliyordu ki Cahit Bey böyle bir şeyi duysa asla razı gelmezdi. Hayatına bir yön çizmeye çalışıyordu artık… Eski tanıdıklarının hiçbiriyle görüşmüyordu. Kendi dünyasına çekilmiş, kapanmıştı. Hakan’a da söylememişti taşındığını. Oğlunu o talihsiz ziyaretinden sonra hiç görmemişti. Bütün bu olanlardan Cahit Bey’e bahsetmemesine rağmen yaşlı adam her şeyi anlıyor, oğlunun ilgisizliğinin nedenini  ise bir tek kendisi biliyordu... DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
604249 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/seckin-baskan/604249.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT