Ebül Hasen Büşencî hazretleri, Horasan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir.
Bir gün helâda bulunduğu bir sırada, hizmetçisini çağırdı.
Kapının arkasından gömleğini uzatarak;
“Bunu, falan fakîre ver" buyurdu.
Hizmetçi;
"Peki efendim" dedi.
Ve gömleği o fakîre verip geldi.
Sonra da;
"Efendim, bunu dışarı çıkınca söyleyemez miydiniz? Orada söylemenizin hikmeti neydi, anlayamadım" diye arz etti.
Cevap bekledi.
Bunun üzerine;
"O hayırlı düşünce orada hâtırıma geldi. Dışarı çıkıncaya kadar nefsimin beni bu düşünceden caydıracağından korktum! Nefsime çok kısa zaman da olsa îtimat edemedim" buyurdu.
● ● ●
Bir gün bu büyük zâta;
“Efendim, namâz kılarken, kalp ne ile meşgul olmalı?” diye sordular.
Buyurdu ki:
“Namâzla meşgul olmalıdır.”
Sordular:
“Namâzın nesiyle efendim?”
Cevâbında;
“Farzlarını, vâciplerini, sünnetlerini, müstehaplarını ve her edebini en mükemmel şekilde yapmayı düşünmekle” buyurdu.

