kalan süre:
--:--:--
Eminevim
Kaydet
a- | +A

İnsanlara yemek yedirmek çok sevabdır. Hele oruçluya yedirmek daha çok sevabdır. Oruç tutanın sevabı kadar sevab alır, oruçlunun sevabından eksilme olmaz.

Yemek yedirmeyi nimet bilmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Amellerin en faziletlisi, bir müminin aybını örtmek, karnını doyurmak ve bir ihtiyacını karşılamak suretiyle onu sevindirmektir.) [İsfehani]

(Allahü teâlâ, yemek yediren cömertle meleklerine övünür.) [İmam-ı Gazali]

(Misafir, sofrada bulunduğu müddetçe, melekler, ev sahibine dua eder.) [Taberani]

Dost ve arkadaşlara yemek yedirmek, sadaka vermekten efdaldir. Hazret-i Ali buyurdu ki:

"Dostlara yedirdiğim bir ekmek, fakirlere verdiğim beş ekmekten daha kıymetlidir. Dostlarla yenilen yemek, köle azat etmekten daha makbuldür."

Cimrinin davetine gitmemelidir! Peygamber efendimiz bu hususta;

(Cömerdin yemeği şifa, cimrinin yemeği hastalıktır) buyurmaktadır.

Samimi olarak davet edilen yere gitmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Müslüman kardeşine ikram eden, Allahü teâlâya ikram etmiş olur.)

     ***

Ülül'azm peygamberlerden olan İbrahim aleyhisselamın misâfirperverliği ve cömertliği dillerde dolaşırdı. Misâfir olmayınca yemek yemez, bir misâfir bulmak için çok uzaklara giderdi. Bu vasfından dolayı ona Ebû'd-Düyûf "Misafir Babası" adı verilmişti...

İbrahim aleyhisselam, bir gün yine birlikte yemek için evine bir misafir bulup getirdi. Ancak, Onun Mecusi olduğunu öğrenince;

-İmân edersen sana çok ikramda bulunurum, buyurdu. Mecusinin kalbi incindi ve çekip gitti...

Allahü teâlâ, Hazret-i İbrahim'e;

"Neden onu misafir etmek için dinini değiştirmeyi şart koştun? O beni tanımadığı halde, ben onun yetmiş yıldır rızkını veriyorum" buyurdu.

Hazret-i İbrahim, çok üzüldü. Hemen koşup Mecusiyi buldu;

-Demin dediklerimi unut, gel bana misafir ol, diye ricada bulundu. Mecusi hayret etti. Hazret-i İbrahim, hâdiseyi olduğu gibi anlattı. Mecusi;

-Demek ki Allah, bana karşılıksız nimet veriyor. O halde bana dinini öğret, dedi.

Hazret-i İbrahim ona gerekli dinî bilgileri öğretti. O da iman etti ve hâlis bir mümin oldu...

ÖNE ÇIKANLAR