Kaydet
a- | +A

Bu işe yüz yıldır kafa yoruluyor. ... Akvaryumda balık işiyle uğraşmaya başladığımda yeni heves, balıkların yemlenme saatlarini iple çekiyordum. İrili ufaklı 15-20 balık. Kimi 15 cm, kimi 5 cm. Yukarıdan bize öğretilen kadar yemi suyun üzerine bıraktığım zaman büyük balıklar hemen yemleri kapıyor, sanki küçüklere birşey kalmıyormuş gibi oluyordu. Ben de bunlar galiba aç kaldı, deyip ufalayarak biraz yem daha atıyordum. Bu işi bize öğreten balıkçı, yem verirken küçükleri hesaba katma, onlar aç kalır diye dert etme..yemi ufalama..sen verdiğim ölçüye göre yemleri bütün at, onlar da doyar..dedi. Oysa ben şöyle bir çözüm beklemiştim. Büyük küçük ayırayım, önce küçükler karnını doyursun, sonra büyükler..Veya küçüklere ayırdığım yemlere büyüklerin uzanamayacağı bir düzenek. Doğrusu öyle değilmiş. .... 20 sene önce bir Fransız bilim adamı, gelirden vergi almayı bırakın, servetten vergi alın, oranları azaltın, demişti. Bu bilinmeyen birşey değildi. İşi kıymetlendiren, Fransız''ın ölçerek, biçerek, el yordamıyla bu sonuca ulaşmasıydı. Servetten yüzde 2.5 vergi alınmasını öneriyordu. .... Gelirin ne kadar adil paylaşıldığını anlamak için uygulanan kriterler var. Ülke nüfusu beş dilime ayrılıyor, en alttaki yüzde yirmilik kesimle en üstteki yüzde yirmilik kesimin milli gelirden ne kadar pay aldığına bakılıyor. En altaki yüzde yirmilik kesimin payı mesala 960''tan beri çok az iniş çıkışlarla hep yüzde 4-5 arasında kalmış. Üstteki yüzde yirmilik kesimin ise hep yüzde 50''inin üstünde olmuş.

Alttakilerin temel ihtiyaçlarını sübvanse etmek bir dert. Üsttekilerden kesip alttakilere doğrudan aktarma iddiası başka bir dert. Hepsini bir havuzda toplayıp eşit dağıtma fantezisi çok geride kaldı. Hâlâ kafa yoruluyor, hâlâ bir yol bulunamadı. İşin uzmanları Osmanlı''daki uygulamaları incelese belki bazı ipuçları çıkar. O dönemin Almanya''sı ile, İngiltere''si ile, Rusya''sı ile Osmanlı mukayese edilebilir.

YEREL YÖNETİM Yerel yönetim deyince akla ilk gelen kelime belediye. Sanki belediyeden ibaretmiş gibi anlaşılıyor. Bazı dönemlerde belediye ile vilayetin tek elde toplanması gündeme geldi, olgunlaştırılamadan konu kapandı. Kaygılar hep bölünürüz, parçalanırız, üzerine olunca insanlar rahat düşünemez hale geliyor. Filan vilayete merkezden birini gönderince bu kaygıları gidermek anlamına neyi halletmiş oluyoruz ki? Denenmiş uygulamalar var. Bu uygulamalar adapte edilebilir. Bazı kurumlar merkeze bağlanır, diğer konular yerel idarelere.. Ve yerel idareler merkezi hükümetin minyatür bir örneği gibi olur. Ama federasyona yol açar korkumuz devam ettikçe zor gör iş.

ÖNE ÇIKANLAR