Kamuoyunun desteğini almak, ne demek? Yani destek almak deyince halkın genelinin arzusuna uygun bir iş yapmak gibi mi anlıyoruz? Ben öyle anlamıyorum. Kim, "kamu"sunun arzusuyla iş yapmış ki biz yapalım. ..... Lübnan''a asker gönderilsin miymiş, gönderilmesin miymiş? Biz mi karar vereceğiz, tek tek hepimizin oy hakkı varsa, aha da kullanıyorum oyumu: Gönderin... Armudun sapı, üzümün çöpü... Yahut öyle oturduğun yerden gönderin, demek kolay... Kan, barut, gözyaşı, gibi gerekçeleriniz varsa: Göndermeyin. Ama bir şey yapın: Sanki hepimizin meselesiymiş gibi... Sanki topyekun karar veriyormuşuz gibi... Sanki henüz kararımız net değilmiş, düşünüp taşındıktan sonra karar verecekmişiz gibi yapmayın. Sankilerden biri eksik kaldı: Sanki herkes oturmuş, nefesini tutmuş, bizim kararımızı bekliyormuş gibi de yapmayın. Küçük işletmelerde bile bir karar alınmadan önce, enine boyuna bütün ihtimaller gözden geçirilir, herkes fikrini söyler, nihai karar verildikten sonra herkes kararı verilen işe asılır.
Büyük devlet olunca bu kadar kolay değil tabii. ..... Bu anlamda ben ülkemizdeki karar mekanizmalarının, prosedürümüzün özellikle ulusal konularda kırk defa ölçüp bir defa biçme geleneğimizin hayranıyım.
Gerekçelerimizin hayranıyım. Açıklamalarımızın hayranıyım. Anayasal kurumlar kavramının hayranıyım. Mesela, millet egemenliğini anayasal kurumlar eliyle kullanır, gibi bir açıklamamız var. Bu şu anlama geliyor: Meclis, bir konuda oy çokluğu ile ya da oy birliği ile bir karar alsa bile olmaz. Anayasal kurumların ittifakı lazım. En azından ses çıkarmaması. Bizde rastgele iş olmaz. Yürütmenin yanlışı olursa idari yargıdan, yasamanın yanlışı olursa Anayasa Mahkemesinden döner. Resmi söylemlerde de yanlış ihtimali yoktur. Çünkü hep aynı şeyler aynı tonda söylenir. Bu bakımdan bir vatandaş olarak acaba yanlış bir karar alınır mı kaygım yoktur. Yorgunluğum var. Hastanede aynı fıkraları birbirlerine binlerce defa anlattıktan sonra pratik çözüm bulup her fıkraya numara verenler gibi yapılmasını öneriyorum. Hani orada fıkrayı uzun uzun anlatmak yerine numarasını söyleyince gülüyormuş ya insanlar... Biz de önem sırasına göre numara verelim... (1) deyince insanlar ne olduğunu anlasın... (2) deyince tedirgin olsunlar... (3) deyince üzülsünler. Törenlerde de iyi olur. Çıkar kamu görevlisi kürsüye... Sayın konuklar Biiir, der, saygılar sunarım deyip iner.

