Yayın tarihinin üzerinden seneler geçmiş. Notları buldum ama kitabı bulamadım. Amerikalı bir araştırmacı yıllarca çalışıp bazı sorulara cevap aramış. Cevabını aradığı soru şu: Bugünkü fakir milletlerin hepsi öteden beri az gelişmiş değildi. Bir zamanların muhteşem imparatorluklarını, dev siyasi ve ekonomik teşkilatlarını kuran birçok millet, şimdi neden az gelişmişlik çemberi içinde kıvranıp duruyor? Araştırmacı az gelişmiş ülkelerdeki fakirliği fazla nüfusa, doğal kaynak kıtlığına ve emperyalizme bağlayan görüşleri uluslararası mukayeselerle çürütüyor. Ayrıca fakir ülkelerde sömürgeciliğin başladığı dönemin üretim teknikleri ile bugünkü durum karşılaştırıldığında emperyalizmin tek taraflı sömürüye değil dengesiz de olsa karşılıklı menfaate dayandığı anlaşılıyor, diyor. Amerikalı, az gelişmişliği siyasi rejime bağlıyor. "... Fakir ülkelerdeki ilkel siyasi rejimler, çoğunluğun ülke yönetimine katılmasını, dolayısı ile istikrarın sağlanmasını engelliyor. Eğitimin gelişmesini engelliyor. Özgür düşünceyi sınırlıyor..." ... Fakir ülkelerdeki az gelişmişliğin sebebi güçsüz siyasi rejimler (henüz ilkelerini tam vaz edemeyen, her türlü tehdit karşısında dayanıksız, kolaylıkla askıya alınabilen rejimler kastediliyor) ise neden bu ülkelerdeki insanlar rejimlerini geliştirememişler? Amerikalı bu soruya cevap vermiyor. Geri kalmışlığın tek sebebi ilkel siyasi rejimler, deyip bırakıyor.
>> İŞ TELEFONU Ev telefonu hayli yüksek gelince, ev halkı toplanmış; Baba: ''Yahu bu korkunç bir fatura. Ben bu telefonu asla kullanmıyorum hep çalıştığım şirketteki telefonu kullanıyorum.'' Anne: ''Aynen ben de... Akşama kadar çalıştığım bankada elimin altında telefon, ne yapayım bunu.'' Oğlan: ''Vallahi ben de şirketimin bana verdiği cep telefonu ile bütün görüşmelerimi yapıyorum.'' Kız: ''E benim de şirket hattım var. Ev telefonunu hiç kullanmam ki..'' deyince.. Herkes aniden evdeki hizmetçiye döner ve cevap arar gözle bakar: Hizmetçi: ''Eee...'' der; "problem ne o zaman? Sanırım hepimiz iş telefonlarını kullanıyoruz...''

