Başkanlık sistemi deyince ne anlıyoruz? Doğal olarak başarılı sayıldığı için Amerika'daki uygulamalara bakıyoruz. Başkanının yetkileri ne, Kongrenin yetkileri ne, ilişkileri nasıl yürüyor. Kuvvetler ayrılığı denilince teoride yasama-yürütme ve yargının biribirinin hakimi ve mahkumu olmaması anlaşılıyor. Bunu nasıl sağlamışlar, ne kadar sağlamışlar ona bakıyoruz. Bu yapının şablonunu çıkarırsın, "Yahu onlarda öyle ama şurası bizi bozar, burayı azıcık bize benzetelim" dersin, hoş karşılanır. Onlarda federal yapı var, biz şimdilik üniter yapıyız, şehir meclislerine biraz daha inisiyatif veririz, yerelliklerini yaşayabilme imkânı tanırız, bazı düzenlenmeleri onlara bırakırız, hem kutsadığımız üniter yapı zarar görmez hem de her konu merkeze taşınmaz, dersin bu da anlayışla karşılanır. Ama anladığım kadarıyla bizim cenah, "başkanlık sistemi" derken bambaşka şeyler kastediyor. Veya arzu ediyor.
İma edilenlerden benim çıkardığım sonuç şu:
Partiler aynen kalacak.
Milletvekilleri yine eski usulle seçilecek. Aday olmak isteyen partiye müracaat edecek, parti onları sıraya dizecek, bazı sıralara bürokrasiden, akademik çevrelerden, hizmeti görülenlerden yahut görülecek olanlardan yerleştirilecek. Partinin aldığı oya göre listedekiler Ankara'ya gidecek.
Başarılı partinin lideri başkan olacak, yardımcılarından biri parti işlerine bakacak, diğeri hükümet işlerine.
Yani başkan, yardımcılarından biri üzerinden partiyi yönetecek, öbürü üzerinden kabineyi..
Başbakanın adı başkan olacak.. Gensoru ve güvenoyu dışında bize has parlamenter sistem aynen kalacak.
Aslına bakarsanız gensoru güvenoyu parlamenter sistemde de yok. Adı var, kendi yok. Zaten güvenoyu alamayacak hâldeyseniz hükümeti kuramıyorsunuz. Gensoru ile devrilecek hâle gelmişseniz aynı kapıya çıkıyorsunuz. Arzu edilen sistemin endişe edilecek kısmı burası değil.
Bu muhayyel taslakta başkanın A partisinden, meclis çoğunluğunun B partisinden olması hâlinde düşünülen çözüme dair ipucu da yok.
Adı parlamenter olsa da bizim sistemde seçmen lidere oy verir, lider aldığı oy oranında milletvekilini parlamentoya taşır. Pratikte liderin adamı lideri denetleyemez.
Uygulamayı kitaplara uydurma imkânı yoksa (950'den beri örneği görülmedi) ya kitaplarda yazanı uygulamaya uyduracaksınız ya da kuralları değiştireceksiniz.
Mesela iki turlu dar bölge sistemi uygulansa parlamentonun ağırlığı yürütmenin üstüne çıkar. İktidar partisinden vazgeçtim bu sistemi muhalefet partileri de istemez. Çünkü bu yapı hepsini boşluğa düşürür. Parti başkanlığı önemsiz hâle gelir. Parlamentonun ağırlığını arttıracak böyle bir düzenleme ile birlikte sistem değişikliğine gidilirse yeni yapıya gönül rahatlığı içinde "başkanlık sistemi" diyebiliriz. Başkanı zaten halk doğrudan seçiyor, yasama üyelerini de halkın doğrudan seçmesine imkân verilmiş olur. Milletvekili seçilebilmek için parti, lider onayına sıralamasına ihtiyaç kalmaz.
Parlamentonun ağırlığını ve denetim görevini hakkıyla yapacağı bir düzenleme olmadan sadece adı başkanlık olan sistem, seçilecek insanın yapısına, mizacına, dirayetine göre şekilden şekile girebilir. Yasama, yürütmenin bir şubesi gibi olur. Külfetsiz şube.

