İngiltere Başbakanı Gordon Brown, geçen sene göreve gelir gelmez, bir karar almış.
Başbakanlık konutunda sadece özel günlerde değil, hergün Britanya bayrağı dalgalandıracağını açıklamış. Yönetmeliğe göre, sadece 16 özel günde bayrak asılabiliyormuş. Bunun üzerine yönetmeliği değiştirmeye karar vermişler.. Çeşitli kurum ve kuruluşlara danışma süreci başlamış.. BBCTurkish.com''da, bayrak tartışması başlığı altında geniş bir haber var. Eski muhafazakar milletvekillerinden, yazar Giles Brandreth, Britanyalıyım ve bununla gurur duyuyorum.Ama her yerde bayrak sallamak bize uygun birşey değil, diyor ve başbakanı eleştiriyor: ''Gordon Brown''un böyle birşey yapmak istemesi anlaşılabilir; "kendilerine güvenmeyen insanlar" yapar böyle şeyler. Kimliklerini tüm dünyaya ilan ederler. Ama bunlara ihtiyacımız yok! Biz hiçbir şeyi abartmayız; çığırtkanlık da karakterimize uygun değil."
Bayraklar üzerine araştırmalar yapan bir sivil kuruluş olan Bayrak Enstitüsü''nün Başkanı Malcolm Farrow, farklı düşünüyor. "Bizim ulusumuz çok çeşitli unsurlardan oluşuyor. Londra''daki bazı okullarda çocukların 70''ten fazla anadili var. Bu durumda, ulusal birliğimizin bariz bir simgesi olmalı..herkesin bakıp "Biz birlikte böyle bir şeyiz" diyebileceği bir simge.. Bayraktan başka da ortak bir simge yok." diyor.
Giles Brandeth ise bu tartışmaları "endişe verici" buluyor, ''Britanya''da işler Britanyalılara aittir türünden sloganlarla aynı kefeye koyuyorum bunu'' diyor.
"Bence Britanyalı olmak bundan çok daha karmaşık, çok daha ilginç birşey. Biz binlerce yıldır melez bir ulusuz, buyuz! Britanyalı olmanın anlamı da zamanla değişmiş, evrime uğramıştır. Evet bayrak, çekici bir sembol. Evet, ulusal günlerde, tatillerde insanlar bunu görmek ister, görsünler de. Ama ben normal olmak istiyorum! Her sokağa çıktığımda gururla dalgalanan bayraklar görmek istemiyorum! Başbakanın her konuşmasında bayrağın önünde durmasını istemiyorum! Bayrağa da anlamını kaybettiren, aşırı milliyetçi bir söylem bu..." Peki İngilizler bu konuda ne düşünüyor? Hükümetin, "görüşlerinizi bildirin" çağrısına sadece 150 kişi cevap vermiş.
İSPARK İspark uygulamasını çok başarılı bulanlardanım. Bu işe kafa yoranlar, yeni projeler üzerinde çalışanlar her kimse onları tebrik ediyorum. Zamanla gelişeceğine de inanıyorum. ... İSPARK''ın yaptığı büyük işlerden değil, denetim için uyguladıkları pratik bir usulden bahsetmek istiyorum. İSPARK''ın görevlisine açıktan para vermeniz çok kolay değil.. Niye değil, birileri zamanında müşteri gibi gitmiş, fişsiz para vermeyi denemiş, almaya yeltenen olursa kimliğini açıklayıp, ikaz etmiş.. Özel sektör mantığı ile teftiş etmiş. Bu kulaktan kulağa yayılmış. Hemen cezalandırmamış, ikaz etmiş. Her an böyle birşeyle karşılaşabilirsiniz demiş vs. ... Kamu kurumlarını bu anlayışla denetleyecek, özel dedektif gibi çalışabilecek, fonu olan, harcama yetkisi olan bir birim kurulsa..göstermelik teftişlerden..soruşturmalardan çok daha iyi sonuç alınır. Öyle çok değil, 50-100 olayın açığa çıkması korkunun dalga dalga yayılmasına yeter.

