Kaydet
a- | +A

Bedelli bekleyen biri sormuş: Bedelli askerlik yapabilmek için en az 10.000 Euro ödeneceği söyleniyor. Bu 25.000 TL demektir. Ben 1000 TL ücretle çalışıyorum. Bu parayı kaç ayda biriktirebilirim? Cevap yazdım: Biriktirmen şart mı? Madem paran yok, imkânın sınırlı, o zaman hiç para ödeme, git yap askerliğini. Acaba acımasız biri miyim? Bencil miyim? Çok iyi, merhametli fedakâr bir insan bu soruya nasıl cevap verirdi? Böyledir bu işler. 10 sene bedelli sayıklarsın, gündeme gelip çıkacak gibi olunca

25.000 TL söylentilerine çok, dersin. Bunun sonu gelmez ki. 5000 olsa bedava olsun, dersin, deriz.. Bedava olsa üste para istersin, isteriz. Gerekçe de hep şudur: Ben de insanım. ... Kısa dönem askerliğin yeni çıktığı dönemde gittim askere. Karargâhta bir gün bir astsubay, ağzını yayarak, "ya hoca, bu çocukların günahı ne ki uzun dönem yapıyor. Siz gelip uğrayıp gidiyorsunuz" dedi. Ben de, "senin günahın ne ki astsubaysın.. Bak burada binbaşı var, albay var, korgeneral var" dedim. Bozulur gibi olunca toparladım. Bu dünyanın düzeni böyle dedim. Kimi subay, kimi astsubay, kimi odacı, kimi müdür.. Kimi lağımcı, kimi tüccar.. Bu günahla sevapla ilgili değil. ... Mecburi askerliği kaldırın diyene bir şey diyemeyiz. Ama ara sıra çıkan bedelli uygulamaları için, ücreti düşük tutun ben de istifade edeyim derse şart değil diyebiliriz. Bırakın bundan parası olan yararlansın. Öyle yükümlüler var ki, adamın işinin başından bir ay ayrılması büyük kayıp. O adam ödesin bedelini muaf olsun. Bir başkasının takıntısı varsa iki kat fedakârlık yapıp yani imkânlarını zorlayıp muaf olsun. Adam düğün parası biriktirmiştir, önceliği bedelli parasına verir. Bu imkândan ziyade tercihtir. Adam 25.000 lira biriktirmiştir.. Kıyamaz harcamaya.. Gider yapar. Bu da bir tercihtir. Yahut babası üç tane dana satar, oğlum yanımda kalsın, der.. Bu da bir tercihtir. Öbür baba arabasını satar, bedelini yatırır, bu da bir tercihtir. Adam 15 ay askerlik yerine 15 ay geceli gündüzlü mesai yapar, kazandığını oraya yatırır, bu da bir tercihtir. Yararlananların tamamı para pul derdi olmayanlar değil. İnsanların bir kısmı bu mükellefiyetten muaf tutulacaksa bunun bir bedeli olmalı. Esat neden çekilmiyor Acaba işler uzaktan çok farklı mı görünüyor. Buradan bakınca eninde sonunda Esat'ın da gideceği görünüyor. Buna rağmen direnmesinin sebebi ne olabilir. Sığınma garantisi verdiler. Daha önce eşinin doğduğu ülkeye yerleşme imkânı vardı. Para pul derdi de yok. Oradan bakınca bizim zannettiğimizden farklı ne olabilir? Kendisine verilen teminatlara güvenmediği için mi.. Güvendiği bir yer olduğu için mi.. Çevresini saranların penceresinden baktığı için mi?.. Anlamak kolay değil. Bu da kahramanlığın değişik bir biçimi desek.. Direndikçe zayiat artıyor, bu kahraman kimin için çalışıyor?

ÖNE ÇIKANLAR