Kafama takılan soruyu dün Ersoy Dede de sordu.
TMSF kamu alacağı için borçlu şahsın iki şirketine el koydu. Bu iki şirketten biri (BMC) zaten faaliyeti durdurulmuş, işçiye, piyasaya, yan sanayiye, tedarikçiye borçlu bir şirket.. BMC yazıp arama tarama yapınca epey detaylı malumat çıkıyor. Bu malumatlardan bir sonuç da çıkıyor: Alıp derleyip toparlayıp satsan ayağa kaldırmak için harcadığın para ile satış fiyatı başa baş gelir.
Böyle bir şirkete neden el konulur?
"Alacağımızı tahsil etmek için" gerekçesi yeterli olmuyor. İkna edici bir cevap olmuyor.
Kendi haline bırakılması halinde piyasada sebep olacağı tahribat orayı ayağa kaldırmak için yapılacak masrafın çok üstünde olduğu (olacağı) için tedbiren yapılmış olsa TMSF'nin böyle bir görevi yoktur.
Amerikan filmlerinde sık geçen "ulusal güvenlik" tabiri vardır. Biz henüz oralara kadar gelemedik ama böyle bir gerekçe varsa kamuoyunu ikna edebilecek bilgiler önceden hazırlanmalıydı.
Bu devir teslimin hikmeti nedir.
Bizde hangi bilgi eksik ki, yahu bu batık ve para etmeyen şirkete niye el koydular sorusuna cevap bulamıyoruz.
Payitaht
Anayasanın değiştirilemez değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeleri arasında;
Başkenti Ankara'dır, milli marşı İstiklal Marşı'dır da var.
Ben eskiden bu işin inceliğini anlayamazdım.
Değiştirilemez madde koymak zaten anlamsız oraya takılmıyorum. Anlamsız olsa da yönetim şekli cumhuriyettir dersin, değiştiremezsiniz dersin.. Milli Marşı niye değiştirilemez.. Başkent niye değiştirilemez.. Niyesi de önemli değil.. Değiştirilemez, diyen kim?
Bu önemli.
Bu vakfedilmiş bir mal olsa vakfiyene oturur istediğini yazarsın.
Herkes ona uyar. (kendileri uymadı)
Özel mülkün olsa, "mülkümden istifade etmenin şartları bunlar" dersin.. İsteyen uyar ve istifade eder.
Milyonlarca insanın yaşadığı bir ülkeye bu şartları nasıl dayatırsın. Nasıl dayatıldığı belli de ne sıfatla dayatırsın?
Kurucu irade gerekçesi de açıklayıcı değil. Elinde tankı topu olan kapıya dayanan kurucu irade oluyorsa bu herkesin hakkı demektir.
Olmayacak iş ama mesela Rusya nükleer denizaltısı ile sahile yanaşıp su üstüne çıktıktan sonra şartlarını dayatırsa kurucu irade mi sayılacak?
Bunlar bugünlerin konusu değil. Ülke her şeyi ile tepeden tırnağa değişiyor. Bu iş biraz sancılı sıkıntılı oluyor ama bu gidişat İstanbul'un payitaht olmasına kadar gider.
İster inşallah olur diye dua edin ister olmaması için dua edin.. Karışmam işinize.. keyif sizin.. Ama ellemeyin, dokunmayın, kıpırdamayın maddelerinin kime hizmet ettiğine ara sıra kafa yorun.

