Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Orban, bizim ‘fukaraları’ da sevindirdi!
0:00 0:00
1x
a- | +A

Macaristan seçimleri bitti ve Başbakan Viktor Orban seçimi kaybetti.

Dostları üzüldü, düşmanları sevindi. Orban, 16 yıllık iktidarında cesaretli adımlar attı ve ülkesinin millî kimliğine güçlü vurgular yaparak Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak katıldı ve AB toplantılarında bir Türk dostu olarak Türkiye lehine önemli konuşmalar yaptı.

Viktor Orban, iktidarı boyunca pragmatik bir liderlik sergiledi. AB’nin her kararına onay vermedi, sorguladı, bazen veto etti, bazen ciddi muhalefet yaptı. Ukrayna konusunda en gerçekçi tezleri Orban dile getirdi ve ülkesinin menfaatini her fırsatta korudu.

Hem Rusya ile hem ABD ile hem de TDT ile güçlü ilişkiler kurdu ve tam bağımsız bir ülke kabilinden hareket etti. Kimselere boyun eğmedi ve kendi doğrularını savundu. Türkiye’nin Batı’daki en güçlü müttefiki ve dostu idi. Avrupa parlamentosunda bizim haklarımızı savunan belki de tek dostumuzdu!

Viktor Orban, geçen pazar günü yapılan parlamento seçimlerini kaybetti. Eski çalışma arkadaşı ve milletvekili Péter Magyar’ın Tisza Partisi ezici bir çoğunlukla seçimi kazandı ve anayasayı dahi değiştirecek kadar büyük bir güç elde etti. Bütün bu gelişmeler Macaristan’ın kendi iç işleri diyebiliriz.

Lakin Türk dünyası bağlamında meseleye baktığımızda bazı endişelerimizin olduğunu söyleyebiliriz zira Yeni Macaristan Liderliğinin TDT’na yönelik olumlu veya olumsuz bir beyanatı olmasa da seçim çalışmalarında sık sık dile getirdiği “seçimi ben kazanırsam AB kazanmış olacak” sözlerinin bir seçim vaadi mi yoksa seçim sonuçlarını değiştirme amacını güden popüler bir söylem mi olduğunu kestirmek şimdilik güç!

Binaenaleyh Peter Magyar’ın Türk dünyası konusundaki resmî beyanatlarını henüz bilmiyoruz diyebiliriz. Uzun zaman Viktor Orban’ın Fidesz Partisi'nde siyaset yapan Magyar’ın milliyetçi bir duruşunun olup olmadığı hakkında da şu anda keskin yorumlar yapmak mümkün değil ancak geldiği siyaset geleneğine baktığımızda gençliğinde bir Orban hayranı olduğunu görüyoruz...

Macaristan seçimleri hakkında Türk medyasında yazı yazan tek yazar da benim sanırım. Aylardır bu seçimin böyle bir sonuç vereceğine dair verileri paylaşıyordum lakin ne televizyonlarımızdan ne siyasetçilerimizden hiç ses çıkmadı. Oysa ABD olsun, AB olsun adaylarını destekleyen pek çok çalışma yaptılar.

Mesela AB seçim öncesi Orban aleyhine pek çok söylem ve eylem gerçekleştirdi. Avrupa Birliği Orban için “Kremlin’in ajanı” bile dedi. Orban, geleneksel değerleri reddeden ve "cinsel azınlıkların korunmasını" önceleyen Yeni Avrupa’nın yeni ve absürt genel ahlak normlarını da kabul etmedi. Bu duruşu da Brüksel’i büyük ölçüde rahatsız etti.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkileri üst seviyede idi. Trump, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’i Viktor Orban’ı desteklemesi anlamında Budapeşte’ye gönderdi.

Biz Türkiye olarak bu konuda çok da taraf olamadık. En azından herhangi bir destekleyici söylemde bulunmadık. Bunun ana nedeni TDT’nin varlığı ve geleceği olabilir…

Ancak Türkiye’de bir grup var. Her seçimi kaybetmiş, kazanma şansları kalmamış, milletten de demokrasiden de ümidini yitirmiş bu kesim birden Orban’ın gidişine neredeyse davul zurna çalacak duruma geldiler!

Neymiş? Efendim, 16 yıllık bir iktidar gidebiliyormuş! Gerçekten çok acıdım kendilerine. Bu kadar mı ümidinizi kaybetmiştiniz de Macaristan seçim sonuçları sizlere moral kaynağı oldu?

Bir de konuyu iyi bilmediklerinden Peter Magyar’ın solcu olduğunu sanıyorlar! Bizim seçim mağduru(!) fukaraların bilmediği şey Macaristan’ın yeni liderinin de sağ kökenli bir gelenekten geldiği gerçeği!..

Macaristan’ın yeni Başbakanı Peter Magyar’a başarılar diliyoruz.

Mayıs ortalarında Kazakistan’ın Türkistan şehrinde TDT Gayriresmî Liderler Zirvesi var. Macaristan’ın yeni lideri Peter Magyar, hükûmeti kurup Başbakanlık görevini o tarihe kadar alabilirse kendilerinin de orada olacağını düşünüyorum. Bu kadim ülke, akraba ülkelerle ilişkilerine kaldığı yerden devam edecektir.

Temennimiz ve isteğimiz budur.

Meryem Aybike Sinan'ın önceki yazıları...