Bir zamanlar “Gandi Kemal”di… Hindistan bağımsızlık hareketinin lideri Mahatma Gandi’ye olan fiziki benzerlik, neden siyasi ranta tahvil edilmesindi? Cumhurbaşkanı adaylığı dönemindeki “PİRO” lakabı da öyle.
Cumhuriyet Halk Partisinin 38. Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararından sonra, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu taraftarları büyük bir öfke ile Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklenmeye devam ediyorlar. Esasen bu yüklenme kararın açıklanmasından evvel de mevcuttu!.. Karardan sonra şiddeti oldukça yükseldi. Bu çerçevede pek çok hakaretamiz sözler, ağır ifadeler, çeşitli yerlerde toplanan kitleler tarafından gırtlakları zorlayan bir şekilde haykırılıyor… “Hain Kemal” sloganı bunların başında geliyor. Pek tabii Kılıçdaroğlu taraftarları da bu salvolara karşı boş duracak değildi! CHP’nin başına mahkeme kararı ile tekrar dönen Kemal Bey, bugün çok önemli bir sınamaya çıkacak. CHP Genel Merkezinde hem parti tabanı ile hem de bayramlaşma programı formatında halkla buluşacak… Bakalım bu halkla buluşma ve bütünleşme ne kadar başarılı geçecek?.. Eski Genel Başkan Özgür Özel, çizdiği bütün mağduriyet tablolarına rağmen beklenen psikolojik ve sosyolojik etkiyi meydana getiremedi… Ne Parti Genel Merkezindeki direniş ne Meclis’e yapılan yürüyüş ve ne de İzmir’de ortaya konmak istenen büyük kitle hareketlenmesi, istenen boyutta gerçekleşmedi. Açıkçası, olayın mahiyetine göre hayli sönük geçti. Bugün saat 14.00'te yani Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez’deki etkinliği sırasında, Özel de Güven Park’ta bir toplantı yapacak. Şayet zamanlamada bir değişiklik olmazsa, iki eski müttefik ve şimdinin amansız rakipleri, halkla olan diyalog ve dayanışma noktasında performansını sergileyecek… Bakalım hangisi ağır basacak? Zira bu adımlar geleceğe dönük önemli işaret fişeği olacak. Rasyonellikten ziyade genel-geçer duygusal tepkilerle genel başkanlık iddiasını sürdürmeye çalışan Özgür Beyin işi hiç kolay değil. Şöyle ki, kendisi şimdiye kadar pek de sonuç vermeyen adımlarla sonuca gitmeye çalışırken, Kılıçdaroğlu daha stratejik hamlelerle her noktada önünü kesme başarısını gösterdi. Genel Merkezin boşaltılması, butlan kararını temyiz eden parti avukatlarının görevden alınması, partinin mali işleriyle ilgili tahdit ve harcamalara yasak getirmesi…
Bu ve bunlar gibi atılan her adım Özgür Özel’in elini kolunu bağladı. Parti Meclisi toplantısının önlenmesi bu meyanda en etkili hamlelerden biri oldu. Mutlak Butlan Kararı ve Yüksek Seçim Kurulu’nun tedbir kararına yapılan itirazı reddetmesi, Kılıçdaroğlu’nun eline geniş imkân ve manevra kabiliyeti verdi… CHP’de âdeta bir kilitlenme söz konusu. Ve bu kilitlenmede sistemin anahtarı Kılıçadroğlu’nun elinde. O yüzden acele etmeden sakince adımlar atıyor. Zamanla ilgili bir sıkıntısı yok. Oysa karşı taraf için böyle değil… Gün geçtikçe Özel’in eli zayıflıyor. Hâlihazırda destekçi görünen bazı önemli isimler, gelişmelere göre taraf değiştirebilir. Şimdilik milletvekili sayısının çoğunluğu Özgür Özel’in yanında. Ancak tablo bu şekilde devam eder mi, işte orası belli değil. Kılıçdaroğlu’nun bugün yapması beklenen açıklamalar, özellikle arınma bahsinde, partinin geçmişinde vuku bulan yolsuzluk ve usulsüzlüklerle ilgili ifşaat, yeni sarsılmalar oluşturabilir… Bugün CHP Genel Merkezi ve Güven Park’ta karşılıklı olarak yapılacak doğrudan hamleler önemli bazı sonuçlar getirebilir. Kılıçdaroğlu cenahından gelen kulis bilgilerine göre bazı önemli bilgiler halkla, tabanla paylaşılacak… Bakalım iddiaların ne kadarı ortaya çıkar!.. Öyle ya da böyle CHP’de fiilî bölünme gerçekleşmiş bulunuyor. Bu durumun meydana gelmesinden daha açıkçası ülkenin en eski siyasi partisinin bu hâle gelmesinden kim/kimler sorumlu?
2023 Ekim ve Kasım aylarındaki İstanbul İl Kongresi ile 38. Kurultayda olup bitenler bugünkü neticenin başlangıcı… Kılıçdaroğlu “Sırtımda hançerlerle mücadele etmek zorunda kaldım” derken, “SEN DE Mİ BRÜTÜS?” diye doğrudan işaret parmağıyla göstermese de kesin olarak kimi kastettiği açık değil mi? “Gandi Kemal” retoriğinin revaçta olduğu devirde, “BABA-OĞUL” ilişkileri içindeki Kılıçdaroğlu ve Özel ikilisi, nasıl ve kimler tarafından sırttan hançerleme yapılabilecek noktaya getirildi? "Gandi Kemal" nasıl oldu da “Hain Kemal”e dönüştü? Hain Kemal tekrar “KAHRAMAN KEMAL” olur mu? Böyle afişler hazırlayan destekçilerin gücü yeterli olur mu? Yoksa hukuki sürecin sağladığı bütün avantajlara rağmen, Kılıçdaroğlu bir kere daha Özel karşısında başarısızlığa uğrar mı? Kılıçdaroğlu başarılı olduğu takdirde, “Kahraman Kemal” lakabı bu defa seçim kazanmasına yeterli olur mu? Aslında, bundan da daha önce sorulacak soru şudur: CHP bu noktadan sonra bütünlüğünü koruyabilir mi?.. Mahkemelerde devam eden davaların yanına, siyasi cenahlardan gelecek yeni ifşaatla birlikte ortalık büsbütün karışır mı? Kılıçdaroğlu ve ekibinin elindeki en önemli koz olarak arınma meselesi görülüyor. Ancak sadece sözde değil, fiiliyatta da bunun altını doldurabilecekler mi? Bazı yazar ve yorumcular, bu noktada, İstinaf Mahkemesinin devam etmekte olan ceza davasını beklemeden karar vermesini eleştiriyor. Diğer taraftan sadece iki buçuk sene zarfında, asırlık CHP’nin bu hâle gelmiş/getirilmiş olması yakınmaları…
Ana muhalefet partisi, dönüşü olmayan bir noktaya gelmiş bulunuyor. Eğer çözüm gayretleri yerine karşılıklı tırmandırma ile daha fazla sertlik ve ayrışma hâli devam ederse, asıl o zaman CHP için korkulan son kaçınılmaz olur. Şayet Kılıçdaroğlu kontrolü elinde tutabilirse yeniden “Gandi Kemal” sloganları duyulabilir. O zaman da Özgür Özel için kolay olmayan bir siyasi durum tecelli edebilir… "Brütüs" tiplemesi kimsenin olumlu bakacağı bir şey değil!..

