Genç asistan hem filateli hem tarih tutkunuydu.
Onun için de “Tarihî Pullar Serisi” kusursuzdu. Alparslan, Fatih, Kanuni, Sultan Reşat, Abdülhamid Han, cumhurbaşkanları, spor, sanat ve edebiyatın neredeyse bütün ünlüleri, Mehmet Akif, Yaşar Doğu, Barış Manço, Naim Süleymanoğlu, Mete Gazoz filan...
Hepsinin hatıra pullarını biriktirmişti.
İlk gün zarfları, deneme baskıları, postadan geçmişleri, erörlüleriyle paha biçilmez bu koleksiyon sayesinde olimpiyat ikinciliği kazanmıştı.
Genç asistanın pul sevgisi, hemen her gece, cımbızın dikkatli dikkatli açılıp kapanan iki ucunda, posta pulları arasında yoğunlaşıyor, asırdan asra slalom yaparak bir tarihî rabıta şölenine dönüşüyordu.
*****
Yaşı 25’i devirdiğinde dul annesi, biricik oğlunu “baş göz etmeyi” iyice kafasına koymuştu. İki kişilik ailenin önce üçe çıkmasını, sonra da çocuklara karışmasını istiyordu. Üstelik oğlunun bu pul sevgisiyle “kafayı yediğine” inanmaya başlamıştı.
*****
Annelerin bu konudaki yeteneği malum; ne zamandır gözüne kestirdiği “gelin adayı” ile oğlunu “tesadüfen” evde baş başa bırakmayı başardı.
*****
İlk kez bir kıza “o gözle” bakan ve yakınlık duyan asistanın kalbinde kıpırdanmalar gecikmedi. Daha ilk buluşmaydı ve evdeydiler.
Kızcağız sıcakkanlıydı; evin kırk yıllık üyesi gibi davranıyordu. Çay yapıyor, mutfaktan kurabiye bulup çıkarıyordu.
Asistan, gelen bir telefon üzerine:
- Çok özür dilerim Gülbahar. On beş, yirmi dakikaya gelirim, diyerek montunu giyerken, genç kız müstakbel eşinin üstünü başının düzeltmişti.
Asistanımız, uzun zamandır aradığı bir pulun, Tünel’deki filateli dükkânına geldiğini haber almış, sevinçle koşmuştu.
*****
Yarım saat sonra keyifle eve döndüğünde, “kız arkadaşını” vitrini temizlerken buldu.
- Aaaa, boş ver şimdi temizliği, dedi. Gel otur, bak sana ne göstereceğim.
Yeni pulun sevincini paylaşmak istiyordu.
- Ohoo, dedi kız, her tarafı temizledim. Git de odana bak; ortalıktaki o küçük kâğıtları filan toplayıp kapıcıyla gönderdim. Ortalığı derleyip topladım. Çiçek gibi oldu. Yalnız yaşayan bazı ihtiyar kadınların çöp evine dönmüşsün.
Asistanın korktuğu çoktan başına gelmiş, hatta Beyoğlu Çöp Toplama Merkezine doğru yola çıkmıştı.
Önemli pullar... Önemli ilk gün zarfları...
*****
Asistan belki katil olmamak, belki de pullara işlenmiş koca Türk tarihini kucağından düşürmüş olmanın onarılmaz acısından uzaklaşmak için kendini sokağa attı.

