G.Saray tur için çıktığı maçta yara bere içinde kaldı. Ama haftaya kazanıp tedavi olması büyük ihtimal. Dünkü maçı izlerken gerilere gittim. Hatıra yaşlıların bastonu neticede…
Galatasaray’ı on dört yıl sonra şampiyonluğa taşıyan Jupp Derwall’in Türkiye’ye omuzlar üstünde gelişini, işi bitip geri dönerken ise yapayalnız gidişini anlattığı kitabını kirpiklerim titreyerek okumuştum.
1988-89 sezonunda Galatasaray, Şampiyon Kulüpler Kupası ikinci tur ilk maçında 3-0 yenildiği İsviçre’nin Neuchatel Xamax takımını Ali Sami Yen’de 5-0 yendiğinde, üçüncü golden sonra “basın tarafsızdır” kelepçesini kırıp, kollarımı havaya açarak yerimden fırlamıştım tribünde.
1996’dan 2000’e kadar lige el koyan ve dört yıl üst üste şampiyonluk rekoru kıran Galatasaray, bu başarısını taçlandırmak için Danimarka’da Parken Stadı’na çıktığında, tribünde heyecandan başım çatlıyordu. Ergün ile Davala ile Popescu ile birlikte penaltıları atmış, Suker ve Vieira’nın atışlarında Taffarel ile birlikte kaleye geçmiş, UEFA Kupası’nı kazanmıştık. Aziz Yıldırım, “Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı kazanması tesadüf” dese de Parken Stadı’ndaki
10 kişilik direnişi gözümüzle gördük.
2005-06 sezonunda Fenerbahçe, Denizli’de ölüp ölüp dirilirken İstanbul’da heyecanlı bekleyiş içinde formalarını ve parmaklarını yiyen futbolcuları basın tribününden izlemiştim.
2011-12 sezonunun sonunda ise Galatasaray, Kadıköy karanlığında şampiyonluk turunu atarken tepedeki tribünden futbolcuları seçmeye çalışıyordum.
Başakşehir’le ilk şampiyonluğunu kucaklayan Okan Buruk’un Galatasaray’da lige ambargo koymasını kâh uzaktan kâh yakından takip ettim.
Okan Buruk’un şampiyonluk öncesi Kur’an kursu ziyaretini, şampiyonluk sonrası küfür seansını da gördük.
Beşiktaş, Trabzon, Bursa ve Başakşehir’in toplam şampiyonluklarını geçen Galatasaray, Fenerbahçe’nin de 7 şampiyonluk önünde artık…
Dün akşam Galatasaray Samsun’un motivasyonuna teslim oldu. Bir sezonda yapılabilen hataları bir maça sığdırdı ve şampiyonluk turu haftaya evindeki maça bıraktı.
Maçın adamı: Cherif Ndiaye

