Küresel jeopolitiğin fay hatları Avrasya sathında yeniden şekillenirken, Ankara-Astana hattında diplomatik hafızalardan silinmeyecek tarihî anlara şahitlik ediyoruz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan’a gerçekleştirdiği resmî ziyaret, sadece iki devlet arasındaki diplomatik teamüllerin bir gereği değildir hiç şüphesiz. Türk dünyasının 21. yüzyılın ikinci yarısına damga vuracak fütüristik vizyonunun en somut manifestosudur.
Kazakistan hava sahasına girildiği andan itibaren Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyeti taşıyan Türk uçağına Astana’ya kadar eşlik eden Sukhoi tipi Kazak savaş uçaklarının koruma kalkanı görevi, oldukça anlamlı bir jestin görkemli bir ifadesiydi aslında.
Ardından Astana semalarında dalgalanan gök ve kızıl renkli bayraklarımız, askerî ve siyasi güvenin gökyüzündeki nişanesiydi. Kazakistan her zaman söylediğimiz gibi Türk dünyasının ocakbaşı ağasıdır. Türk kültüründe ata ocağını bekleyen evlat kabilinden kardeşlerini ata ocağına böylesi ihtişamlı bir jestle karşılayarak bu ünvanının da hakkını vermiştir.
Bu ziyaretin en duygusal anı hiç şüphesiz Astana Havalimanı’ndaki karşılama töreninde gerçekleşti. Geleneksel kıyafetleri içinde, ellerinde Türk ve Kazak bayrakları, dillerinde Dombra ezgileriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı "Ata yurdunuza hoş geldiniz!" hitabıyla karşılayan minik Kazak çocukları, bütün dünyaya verilen zamansal bir kırılmanın da mesajı gibiydi.
Bu sahne, sıradan bir ağırlama protokolü değildir.
Bu, kökleri bin yıl öncesine dayanan ortak hafızanın, yarının dünyasını inşa edecek olan yeni nesillerin bilincine nakış gibi işlendiğinin kanıtıdır. Devletler arasındaki ittifaklar ekonomik çıkarlar veya geçici askerî paktlar üzerine kurulabilir ve zamanla kırılabilir! Mamafih kalıcı ve biricik olan, "Ata yurt" bilincini ve kardeşlik hukukunu geleceğe taşıyan bu sarsılmaz “Tek Millet” olma tasavvurudur. Bugün Cumhurbaşkanı’mız Erdoğan’a “Ata yurdunuza hoş keldiniz” diye haykıran o çocuklar, yarın Türk dünyasının yapay zekâ algoritmalarını yazacak, ortak siber koridorlarını yönetecek liderler olacaktır.
Peki bu ziyaretin amacı ve konusu nedir?
Astana’da daha önce ‘6. Yüksek Düzeyli Stratejik İş birliği Konseyi’ toplantısında hedefi konulan 15 milyar dolarlık ticaret hacmi ve Trans-Hazar Orta Koridor projesinin iki devletin liderleri tarafından sonuca bağlanması ana konulardan sadece biri.
Bu noktada hemen belirtelim ki 15 Mayıs’ta Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan’da Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Liderler Zirvesi gerçekleşecek. Yani Erdoğan ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev Astana’dan sonra bu zirve için Türkistan’a geçecekler. Zirvenin ana teması son derece net ve iddialı: "Yapay Zekâ ve Dijital Dönüşüm."
Bu dijital dönüşüm hamlesinin en kritik sacayağını, Orta Koridor’un siber güvenliği oluşturuyor. Küresel ticaret yollarının fiziki güvenliği kadar, bu yollardan akan dijital verilerin, gümrük otomasyonlarının, lojistik takip sistemlerinin ve finansal ağların korunması da artık bir millî güvenlik meselesidir. TDT liderleri Türkistan’da, Orta Koridor’u veri sızıntılarına, fidye yazılımı saldırılarına ve devlet destekli siber sabotajlara karşı koruyacak "Ortak Siber Kalkan Birliği" altyapısını masaya yatıracak.
Limanların, demir yollarının ve enerji boru hatlarının dijital ikizleri üzerinden yürütülecek bu operasyonel iş birliği, koridorun kesintisiz akışını dijital dünyada da garanti altına almayı hedefliyor. Küresel güçlerin veri savaşları yürüttüğü bu çağda, Orta Koridor’un veri egemenliğini sağlamak, Türk dünyasının bağımsızlığının en stratejik kalelerinden biri olacaktır.
Bu fütüristik hamlelerin en dikkat çekici yanı hiç kuşkusuz masadaki aktörlerin ortak hedef etrafında kenetlenmesi ve “Türk” kimliğini sahiplenen Türk Cumhuriyetleri’nden oluşması gerçekliğidir.
Zirveye, teşkilatın gözlemci üyesi olan Macaristan en üst düzeyde katılım sağlayacak. Macaristan, Türk dünyasının dijital projelerinin ve Orta Koridor’un siber güvenlik standartlarının Avrupa Birliği (AB) sistemleriyle entegre edilmesinde kritik bir "teknolojik kapı" rolü üstlenecektir. Gümrüklerin dijitalleşmesinden ortak siber istihbarat paylaşım ağlarına kadar Batı ile entegrasyon, Budapeşte-Ankara-Astana hattında siber güvenliği en üst düzeye çıkaracaktır.
Hasılı, Astana semalarında uçan jetlerin ihtişamı, Kazak çocuklarının "Ata yurt" selamındaki samimiyet, Orta Koridor'un siber zırhı ve Türkistan’da masaya yatırılacak olan yapay zekâ vizyonu tek bir gerçeğe işaret ediyor:
Türk dünyası gerçekliği, sadece tarih kitaplarında kalan ortak bir geçmişten ibaret değildir. Küresel dijital ekosistemde kendi kurallarını koymaya hazırlanan, geleceğe kurgulanan siber ve stratejik ortak bir iradedir de.

