Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
İBB sanığı Murat Kapki kimdir?
0:00 0:00
1x
a- | +A

Murat Kapki yüzyılın yolsuzluk ve rüşvet davasından şu an yargılanıyor. Hakkında onlarca iddia var. Dün mahkemede hakkındaki MASAK raporları için doğru değil demiş. O da diğer sanıklar gibi klasik bir lafla, “dava çöktü” demiş. Davanın çöktüğü yok.

Murat Kapki itirafçı olmak, etkin pişmanlıktan yararlanmak için ifadeler verdi. Sonra vazgeçti. Yani kendisini kurtarmak için her yolu denedi. Murat Kapki karanlık biri.

Bakın yurt dışında firari olan ve aranan Emrah Bağdatlı, Murat Kapki için ne demiş: “Murat Kapki kimdir? Murat Kapki; Beykoz'daki bir rezidansın otoparkında milyonlarca lira değerindeki çok sayıda lüks aracı apar topar satandır.

Murat Kapki; mali değeri yüksek yüzlerce sanat eserinin sahibi bir sanatseverdir. Murat Kapki; naylon faturacı olduğu MASAK raporunda da kesinleşmiş biridir.

Murat Kapki; öz yeğeninin belgelediği ve kendinin de kabul ettiği üzere kara para aklayıcısı ve sanat eseri kaçakçısı biridir.

Kısaca Murat Kapki; yeğenlerinin, şoförünün tutuklanıp hakkındaki itirafları kabul eden, hatta eşinin tutuklandığı gün kendisi de mecburen etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen biridir."

Geri çektiği etkin pişmanlık ifadesinde neler dedi Kapki? Sabah gazetesinin 15 Kasım 2025 sayılı nüshasından okuyalım: “Etkin pişmanlıktan yararlanan ve itirafçı olan Kapki, ifadesinde, Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın kendisine, 'Havuzda kalmak ve belediyeden izin almak istiyorsan 7 milyon TL ödemen gerekiyor' dediğini söyledi.”

Devam edelim:

“Ben 2019 seçimlerinden önce Sim Medya ve MSO isimli şirketlerin yetkilisiydim. 2019 seçimlerinden sonra beni önce Eyüp Subaşı arayarak bana İBB'nin havuzunda kayıtlı olan şirketlerin 7 milyon TL para vermesi gerektiğini, yoksa İBB havuzundan çıkarılacağını söyledi. Daha sonra beni Serdal Taşkın'ın yardımcısı bir bayan arayarak Topkapı'da bulunan Kültür AŞ'ye davet etti. Burada Kültür AŞ'nin genel müdürü Serdal Taşkın ile görüştüm. Aynı şekilde o da bana havuzda kalmak ve belediyeden izin almak istiyorsan 7 milyon TL ödemen gerekiyor dedi. Ben de buna tepki göstererek oradan ayrıldım.

Sonra 30 yıldır tanışık olduğum arkadaşım olan Hüseyin Köksal'ı arayarak benden 7 milyon TL istediklerini, bana bu konuda yardımcı olmasını söyledim. O da bana Murat Ongun'u arayıp durumu ileteceğini söyledi. Ben de bu işlerle Fatih Keleş ilgilenmiyor mu? Neden onu aramıyorsun? dediğimde bana, 'Fatih paracıdır. O hiç indirim yapmaz" dedi. Hüseyin Köksal'dan öğrendiğime göre kendisi Murat Ongun'u aramış ve fiyatı 6 milyon TL'ye düşürmüş. Ben de bu parayı Kültür AŞ'ye kesmiş olduğu faturaya istinaden çek keserek ödedim. Kültür AŞ'nin bu ödemeyle ilgili faturanın açıklama kısmına grafik tasarım bedeli, drone bedeli gibi ibareler yazarak gönderdiğini hatırlıyorum. Ayrıca bu konu ile ilgili bana grafik tasarım bedeli, drone bedeli gibi bir de muvazaalı sözleşme imzalattılar. Sözleşme konusunda yer alan hususlarla ilgili ben hiçbir hizmet ve mal alımı yapmadım. Kültür AŞ'de bu şekilde reklamcılardan toplanan paraların sahte fatura yöntemi ile nakde çevrildiğini biliyorum."

Gelelim sahte fatura işine. Soruşturma kapsamında tutuklu Ahmet Çiçek’in 6 Mayıs’ta etkin pişmanlık kapsamında savcılıkta verdiği ifadeye bakalım:

“(Murat Kapki) Bir gün beni Ferko’da 21’inci katta bulunan ofisine çağırdı. Burada bana ‘Şirketlerden para çıkarmam gerekiyor, bana fatura keser misin?’ diye sordu. Ben de Murat Kapki’nin teklifini kabul ettim ve yüzde 6 komisyonla anlaştık. Ben de bu tarihten sonra Murat Kapki’nin sahibi olduğu Kapki Medya ve BFK isimli firmalara sahte fatura kestim. Bu faturaları da savcılığınıza sunmaktayım. Bahsettiğim ofisteki bu görüşmeden sonra Kapki’yle telefonda fatura veya para alışverişine ilişkin herhangi bir görüşmem olmamıştır, bu konuları Kapki’yle WhatsApp üzerinden konuşuyorduk. 2023 senesinin sonlarından 2024 senesinin sonlarına kadar bu şekilde Murat Kapki’nin bahsetmiş olduğu şirketlerine fatura kestim.

Yine bu yıllarda birgün Murat Kapki’nin ofisinde baş başa görüştüğümüz bir esnada kendisine gelen bir telefon üzerine bir anda ‘Bana Berat’ı (kardeşi) çağırın acil’ diye seslendi. Bunun üzerine Berat odaya girdi ve ona ‘Neyi bekliyorsunuz?’ dedi ve ofisinden açılan bir yan odadan Berat iki bavul dolusu para alarak çıktı. Gördüğüm kadarıyla bu yan odanın içerisi bavul doluydu ve ayrıca çok büyük bir kasa vardı. Kardeşine, kendi adına koruma tahsisli olan aracıyla parayı götürmesini ve arka tarafta bulunan VIP asansörü kullanmasını söyledi. Sonra Berat Kapki bavulları alarak ofisten ayrıldı.

Çiçek, ismini hatırlayamadığı bir arkadaşının kendisini arayarak acil paraya ihtiyacı olduğunu, Acarkent’teki değeri o dönem 80 milyon lira olan villasını yaklaşık 40-50 milyon liraya satmak istediğini ve kendisine müşteri bulup bulamayacağını söylediğini kaydetti.

Kapki’ye villayı satın almak isteyip istemediğini sordum. Kendisi de bana ‘Bu aralar nakitte kalmam daha iyi’ minvalinde cevap verdi. Normal şartlarda Murat Kapki’nin bu devirde bu teklifin üzerine atlaması ve kabul etmesi gerekiyordu. Tahmin ediyorum ki bu soruşturmadan ve 19 Mart’ta gerçekleşen operasyondan haberi vardı. Zaten kendi ağzından da yine bu soruşturma dosyasından ve yapılacak operasyonlardan haberinin olduğunu bizzat bana söyledi.

Murat Kapki’yle yine ofisinde bir gün görüştüğümüz esnada bana yapacağı ödeme yerine yedi adet iPhone 16 Pro Max verdi. Ben de telefonların ne alaka olduğunu sorduğumda bana gülerek ‘Bunlar fazla kaldı’ dedi. Ben de bu telefonları kabul ettim, hatta bir tanesini de muhasebecime hediye olarak verdim. Tahmin ediyorum ki bu telefonlar haberlerde de yer alan CHP delegelerine dağıtılan ve fazla kalan telefonlardır.

Bu bilgiyi haberlerden bilindiği üzere Ekrem İmamoğlu’nun bu otelde gizli toplantılar yaptığını gördüğümden ve bağlantılı olabileceğinden dolayı savcılığınızda belirtmek isterim. Televizyon kanallarında yer alan Ekrem İmamoğlu’nun gizli toplantı yaptığına dair ve otel kameralarının bantlandığına ilişkin haberlerde yer alan kamera görüntülerinde Murat Kapki isimli şahsı net olarak tespit ettim. Hatta sırtındaki çantası emniyette taktığı çantayla aynıdır. Görüntülerde yer alan bavullarda da para olduğundan eminim çünkü ben de Murat Kapki’ye bavulla para taşıdığımdan bavulun şişkinliği ve şeklinden bunu anlayabilirim. Bildiklerimi açık ve net bir şekilde savcılığınıza beyan ettim. Yukarıda da bahsettiğim üzere etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum. Tahliyeme karar verilmesini, aksi takdirde adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliye edilmemi talep ediyorum.”

Son olarak MASAK raporlarına bakalım: “MASAK raporlarında Murat Kapki'nin banka hesaplarında gerçekleşen transfer işlemlerinin incelenmesinde ABD'de yerleşik JP Morgan Chase Bank'taki hesabına Türkiye'deki banka hesaplarından 10 Ocak 2025, 21 Ocak 2025 ve 24 Ocak 2025 tarihlerinde 3 işlemde toplam 2 milyon 153 bin dolar (yaklaşık 81 milyon 814 bin TL) para çıkışı olduğu belirlendi. Kapki'nin 6 Şubat 2025 tarihinde ise tek işlemde JP Morgan Bank'taki hesabına 404 bin 464 dolar (yaklaşık 15 milyon 369 bin TL) para çıkışı tespiti yapıldı.” (24 TV, 7 Nisan 2025)

Murat Kapki bunlara verecek cevabın var mı?

Cem Küçük'ün önceki yazıları...