Kaydet
a- | +A

Bozulmak böyle birşey mi? Kurtuluşu başkasından beklemek gibi.. Geldiler gelecekler hesabı yapmak gibi. Bir de böyle saplantısı olanlara nasihat ederken hazır şablonlar kullanılır: Ne yapacaksak biz yapacağız. Biz ne yapacağız? Eskiden iki şey söylenirdi: Çok çalışacağız. İsraf etmeyeceğiz. Omuz omuza vereceğiz. Nasıl çok çalışılır, çok çalışmak nedir? Mesela bir milletvekili nasıl çok çalışır. Az çalışanı nasıl olur? Adam ameledir, az çalışırsa şu kadar, çok çalışırsa bu kadar yer eşer.. Eşerken de hep kepçeyi hayal eder.. Bilir ki, onun akşama kadar kazdığı yer, kepçe için "bir anlık" iştir. Ama yine az çalışanı çok çalışanı ayırt edilebilir. Öğretmenin çok çalışanı nasıl olur? Generalin, defterdarın (gerçi defterdarlıklar kaldırılıyormuş ama) halihazırdakilerin çok çalışanı nasıl farkedilir. Bir cumhurbaşkanı nasıl çok çalışır? Borsacı nasıl çok çalışır? Omuz omuza nasıl verilir?

Bu ülke iskeleye kalın halatlarla bağlı bir gemi gibi. Motor habire çalıyor, pervaneler suyu köpürtüyor, gürültü çıkıyor, ama hep aynı yerde sallanıp duruyoruz. Halat kesilmeden ya da kopmadan nasıl yol alacağız.. Yol almadan yönün, güzergahın, o tarafa mı yoksa bu tarafa mı gidelim, hesabının ne faydası var. ...... Bir de çok çalışıp az konuşmak tabiri vardır ya. Beş tane kelimenin kullanımını geçici bir süre yasaklasak konuşacak ne kalır? Kural şu: Bundan sonra konuşurken cumhuriyet, laiklik, vatan, bütünlük, bölünmezlik, çağdaş uygarlık kelimeleri kullanılmayacak.. Buyurun, ne söyleyecekseniz bunlarsız söyleyin dediğiniz zaman kürsüye çıkanlar ne söyler? Dünya Gazeteler Birliği Forumu için Türkiye''ye gelenlerden biri, akşam Tayfun Ertan''ın bir sorusu üzerine, "Türkiye bazı parantezlerini kapatmadıkça AB''ye entegre olması zor" deyip Sovyetler örneğini verdi. Biz, ne hikmetse böyle tespitlerden de rahatsız oluyoruz. Ya duymazdan geliyoruz ya el çabukluğuyla geçiştirmeye çalışıyoruz ya da bu insanları kınıyoruz.

Demokratik hak Emniyet müdürü, NATO zirvesine karşı çıkmanın insanların demokratik hakkı olduğunu, yasalara uyulduğu sürece protestoya izin verileceğini söylemiş. Hatta, zirve öncesinde ve sonrasında yerli ve yabancı kişi ve kuruluşların gösteri yapabilmeleri için 16 tane serbest ve güvenli bölge tespit edilmiş. Geriye ne kaldı?

NATO zirvesine karşı çıkarak demokratik hakkını kullanacakların tespiti.. Kaç kişi olacaklar, karşı çıkacaklarda hangi vasıflar aranıyor, nasıl karşı çıkılacak.. bunlar da önceden tespit edilirse böyle önemli ve büyük bir günde kargaşa çıkmaz. Haberin veriliş şeklinden,"sadece NATO zirvesine karşı çıkmak demokratik haktır" gibi bir sonuç çıkıyor ortaya. Bu yanlış anlamayı düzeltmek için başka nelere karşı çıkılabileceğinin de madde madde belirtilmesi gerekmez mi?

ÖNE ÇIKANLAR