Kaydet
a- | +A

YSK kararıyla açılan yara fazla büyümeden bir hal yolu bulunacak gibi görünüyor.

Bu yol ne olur?

Muhtemelen eksik denilen evrakların tamamlanması.. Veto edilenlerden veya (veto kelimesini YSK sevmiyor) adaylığı uygun görülmeyenlerden önemli bir kısmının adaylığı uygun görülecek.

Bu iş çözüldükten sonra bir soru sormak lazım:

Madem bu noktaya gelecektik, ülkeyi baştan başa neden dalgalandırdık..

Neden ortalığı karıştırdık.

Bu iş bilerek mi yapıldı, bilmeden mi oldu.. Birinin bilerek soktuğu hançer elbirliği ile mi çıkarılıyor.

Yoksa bu işte herkes masum mu?

Biz ne yapmış olduk.

Kanuna mı uyduk, kanunu mu çiğnedik, yanlışı farkedip geri adım mı attık, bir anlık dalgınlığımıza mı geldi, işin vehametini anlayacak halde mi değildik.

Şöyle de bir durum var: İşin nereye gideceğini farketseydik eksik denilen evrakları sessiz sedasız istemek de mümkündü. Ne alemi vardı ortalığı dalgalandırmanın?

...

Dün söylemiştim.

Keyifle tekrarlıyorum.

Ülkeyi ilgilendiren bazı önemli kararlar vardır. Bu kararlarda "kanun diyor ki" gerekçesine sığınılmaz.

Böyle önemli kararlar her köşesiyle hukuk adamlarına da bırakılmaz.

Rencide etmeden sonuca götürecek usuller vardır, kullanılmalıdır.

Ama hepsinden önce herşeyden haberdar olmak lazım.

İş olup bittikten sonra sızlanmak, demokrasiye hançer soktular ağıtı yakmak sıradan insanların işi.

Devlet ağıt yakmaz.

Öngörür karar verir ve yapar.

...

Konuyla bir tarafıyla ilgili olduğu için ilave ediyorum:

Dün bir yüksek mimar dedi ki, bizdeki imar kanunları bize hep ne yapacağımızı ince ince anlatıyor.

O kadar çok detay var ki, bize yapacak birşey kalmıyor.

Mutlu olacak birşey yapınca iskan alamıyorsunuz.

Sıradan birşey yapınca işte bu manzaralar çıkıyor ortaya.

Bizde gecekondu tabiri yanlış kullanılıyor.

Gecekondu dedikleri garajıyla, asansörüyle, katlarıyla bildiğiniz varlıklı insanların yaptığı yapılar.

Kamu otoritesi vatandaşın çok gerisinde kaldığı kuralları hayatın gerçekleriyle örtüşmediği için binaların yüzde 60'ı kaçak oluyor.

Seçim kanunlarımız da imar kanunlarından (mevzuatından) farklı değil.

Ayakları yere basan namuslu ve çifte standarda imkan tanımayan mevzuatımız olsa.. azıcık sahici olsa böyle garabet yaşamayız.

İğreti kurallar herkesi iki yüzlü yaptı.

Herkesin çifte defter tutan esnaf gibi bir resmi bir de fiili kanaati, tavrı, görüşü var.

Seçimden sonra insanları iki yüzlülükten kurtaracak düzenlemelere sıra gelir inşallah.

ÖNE ÇIKANLAR