Kaydet
a- | +A

TRT''nin tek tabanca olduğu günlerden başladı.. Gelenekselleşti..Kalıplaştı.. 20 yıldır aynı şeyler soruluyor..Hemen hemen aynı cevaplar alınıyor. Yarışma programına katılanlara sorulurdu: - Sizi de tanıyalım. Yarışmacı ya bir kamu kurumunda memurdur, ya da özel sektörde çalışıyordur. Her iki halde de çalıştığı yerin adı söylenmezdi. Hele özel bir yerde çalışıyorsa..Olacak şey değildi bankasının, şirketinin adını vermek.. Bu kısa girişten sonra boş vakitlerinde ne yapıyorsun faslına iki satır ayrılırdı.

Kastedilen hobiydi ama o zamanlar ne olduğu bilinmezdi. Bir milyona satılan Çin malları gibi aynı şeyler sıralanırdı: Kitap okurum, müzik dinlerim, futbolla ilgilenirim.. ardından uzunca bir eeeee..sonra bu kadar denilirdi. Ben de akıl yürütürdüm..Acaba hobi böyle bir şey mi? Biraz daha büyüyünce şunu fark ettim..Bu işler bize göre değil. Önce herkes köyden şehire göç işini tamamlayacak, sonra adapte olacak, sonra ayağına yer edinecek, sonra özentiyle başlayıp severek devam ettireceği bir hobi edinecek..yan meşgaleleri de olacak..Bu yolla kendini rehabilite edebilecek vs. Biraz daha büyüyünce bizde bu tip meraklara hep boş iş olarak bakıldığını gördüm. Yani ilgilenebilecek durumda olanlar boş iş gözüyle bakıyordu..Ekseriyet ise tuzu kuru merakı gibi görüyordu. Gecekondu arazisine üst üste üç kat çıkmak tuzu kuruluk değildi. ..... Derken bundan bir süre önce çocukları teşvik etmek için eski cep saatleriyle ilgilenmeye başladım. Sanal müzayedeler vardı, 1860''tan 1950''ye kadar teşhir edilen saatler klasik..950''den sonrası modern sayılıyordu.İşe kenarından köşesinden başlayınca öğrendim. Osmanlı mülkünde satılan saatler..Aynı dönemin Amerikan malı saatleri, Çarlık Rusyasının saatleri, saat deyince akla gelen İsviçre''nin saatleri..Her şeyi elde yapılan saatler..Gümüş kasalılar..çelik kasalılar..El işlemeliler..1930-50 arasında yapılan bugün bile birçok evde bulunan dededen babadan kalma saatler.. Anahtar kurmalılar, taçından kurulanlar..yüzlerce örnek. Bir mesafe katettik. Çocuklardan birisinin ilgisini çekti, diğerinin çekmedi. Her seferinde yeni bir şey öğrendik..Ve bir noktaya geldik. Artık TRT''nin bir yarışma programına katılacak olsak 20 yıldır tekrarlanan kalıbın dışında söyleyecek bir sözümüz var: 1870-1950 arasında üretilen cep saatleriyle ilgileniyorum..ya da "ruz" Zannedildiği gibi külfetli bir iş değil..tuzu kuru adam işi de değil..tercih ve merak meselesi. Herkesin eski saatle ilgilenmesi şart değil.. günde bir saatinizi ayıracağınız bir meşgale bulun.

Rahatlarsınız.

ÖNE ÇIKANLAR