Kaydet
a- | +A

Kaç defa yazdım, gene yazıyorum…

Bir spor yazanı ve okuyanı, seyredeni, izleyeni, yorumlayanı olarak “Benim oğlum bina okur, döner döner gene okur…” sözünü yazmak benim için mecburi oldu.

Ne anlatır” bu söz; “Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur", çok çalışmasına rağmen aynı hataları tekrarlayan, ilerleme kaydedemeyen veya yerinde sayan kişiler için alaycı bir şekilde kullanılan bir deyimdir. Osmanlı medreselerinde Arapça dilbilgisi (Emsile-Bina) derslerinin zorluğuna ve sürekli tekrar edilmesine dayanan bu ifade, çabaların sonuçsuz kalmasını vurgular.”

Kimse kusura bakmasın, “spor medyamızda ‘bizler’ bu sözü söyletir” olduk; varsa yoksa “Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş futbolu, biraz da Trabzonspor ekleyerek…

Atletizmi, basketbolu, voleybolu, hentbolu, güreşi, boksu, halteri, tenisi, su topu, yüzmesi, bisikleti, yelkeni, küreği, hentbolu, jimnastiği, judosu, golfü, kayağı, dağcılığı, biniciliği, hokeyi, buz hokeyi, eskrimi, atıcılığı, tekvandosu, bilardosu, motor sporları, satrancı gibi daha nice “spor” branşlarına spor sayfalarımızda, TV ekranlarımızda ne kadar “yer ve zaman” ayırıyoruz; “bütün acılığı” ile orada…

Hâlbuki bu sporları yapan binlerce sporcumuz var, onların aileleri, dostları, arkadaşları var.

Dahası “bu sporları ve yarışlarını, müsabakalarını” TV ekranlarında seyreden “tutkuluları” var.

Sporun “bilimsel kitaplardaki tarifi” şöyledir; Fiziksel sağlığı korumak, güçlenmek, eğlenmek veya rekabet etmek amacıyla belirli kurallar çerçevesinde yapılan bireysel ya da takım halindeki planlı fiziksel / zihinsel aktivitelerdir.”

Fiziksel” vücut için, “zihinsel“ beyin ve ruh” için…

Özetini yazayım; “Uzun ve sağlıklı yaşamanın anahtarları” arasında “zirvede yer alan ‘düşünsel ve fiziksel’ uygulamalarındadır” spor…

Atatürk’ümüz “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” derken, sporun “nedenini ve sporu yükselten kolonları” anlatmıştır.

70 yıldır spor yazıyorum; “Atamızın bu sözünün “doğrululuğunu ve haklılığını” anlatan yüzlerce “olay ve örnek” yaşadım.

Geliyorum, yazımın başlığına…

Okuyucularım karar versinler; “istisnalar hariç” spor sayfalarımıza, spor ekranlarımıza ve spor yazanlarımıza haksızlık mı ediyorum?