Kaydet
a- | +A

Biz 99 depremine kadar arama kurtarmanın ne olduğunu dahi bilmiyorduk. İlk defa 99 depreminde yabancı ülkelerden gelen kurtarma ekiplerinin bir düzen içinde çalışmalarını hayranlıkla izleyip hayıflanmıştık.

O depremden sonra çok şey öğrendik.

Artık arama kurtarma ve deprem mahalline intikal konusunda bir problemimiz yoktur.

Böyle acı olaylar kurumların kendini test etmesine sebeb oluyor. Her felaketten sonra eksikler gözden geçiriliyor.

Bu depremde göze batan en büyük eksiklik yardımların organize bir şekilde dağıtılması meselesi. Buradaki zorluk bizim insanımızın yapısından kaynaklanıyor. Yardım kamyonlarının yağmalanması ilk defa bu bölgede görülen bir olay değil.

Kamyonların yağmalanması geçen 70 yıl içinde deprem yaşanan suistimallerin en hafifi.

Afeti fırsata çevirenler, yardımları suistimal edenler hep görüldü. İşin iyi yanı her felakette bir öncekine göre hem mesafe almış oluyoruz hem de insanlık ayıplarımız azalıyor.

....

Bu depremde dikkat çekici hale gelen bir diğer görüntü o bölgedeki yerel yönetimlerle merkezi hükümet temsilcileri arasındaki kopukluk.

Bunun sebebi şudur budur açıklaması yeterli değil. Ama şundan ama bundan bir kopukluk var. Bu kopukluk bu afetten sonra günyüzüne çıktı.

Yerel yönetim iktidar partisine mensup olsaydı farklı olur muydu sorusunu kendime sordum "evet farklı olurdu" cevabını veremedim.

Yerel yönetimleri kendi yağıyla kavrulan gelişmiş şehirler dışında.. Hep merkezi bütçeye muhtaç olan, her ilde aynı sıkıntı olurdu. Ama kopukluk gibi görünmezdi.

Türkiye vilayetle belediyeyi tek elde toplama işini düşünmeye bile korktu. İlk yıllarda vilayete merkezin temsilcisi -veya denetçisi- gözüyle bakıldı. Elimiz üstünüzde anlayışı vardı. Yıllar ve şartlar bugün bu ihtiyacı ortadan kaldırdı. Eskinin şablonu yadigar kaldı.

Sadece doğuda değil batıdaki illerde de uyumsuzluk olan dönemler oldu.

O ilde askeri birliğin büyüklüğüne göre garnizon komutanları dokunulmaz denetçi oldu. Bazı yerlerde başkanların karizması ve merkezle irtibatı valiyi gölgeledi.

Bazı illerde vilayet makamı belediyeyi gölgeledi.

Kimin görevinin ne olduğu belli ve yazılı, demek yetmedi.

Merkezi ilçelerde kaymakamlıklar belediyelere muhtaç oldu.

Bugün artık bu yapının da gözden geçirilmesi gerekiyor.

İki ayrı kuruma ihtiyaç yoktur.

Ya adına kaymakam dersiniz yardımcılarından biri yerel hizmetlere bakar. Veya başkan dersiniz yardımcıları idari işlere bakar.

Bu hizmetler tek elde ve tek adreste toplanır.

Seçilmek insanları denetlemekten masun hale getirmez. Sayıştay denetiminin yahut yol olmuş, rutine binmiş bakanlık müfettişleri denetiminin günümüz şartlarında hiçbir önemi yoktur.

Yeni düzenle beraber denetim anlayışı da değişir.

ÖNE ÇIKANLAR