Gören duyan da bizi demokrasi düşkünü zannedecek. Neymiş efendim eskiden milletvekili adayları ön seçimle sıraya dizilirmiş.. Şimdi parti merkezlerindeki iki üç kişinin ağzına bakıyormuş iş. 20 sene sonra 367 şartını hatırlamak zarar vermiyor, adayların merkezden tayini zarar veriyor. 80''den önce partilerde ön seçim nasıl yapılırdı? Aday olmak isteyen partilerin il teşkilatına müracaat ederdi. Partiye kayıtlı delegelerin oyları ile aday adayları sıraya dizilirdi. Delegeleri kim seçerdi, parti üyeleri.. Partiye kim üye kaydedirdi?.. Aslında bugünkü düzenden çok farklı değildi, sadece yollar dolambaçlıydı? Kaldı ki, adayları sıraya dizen kim olursa olsun, netice seçmen oyunu partiye verir. Adayın kim olduğuna küçük seçim bölgeleri dışında bakmaz. Milletvekili seçilip geldiği zaman mensubu olduğu partiden farklı da düşünmez, düşünemez. Yapı buna müsait değil. Kritik oylamalarda kullandığımız kalıplar da bunu gösteriyor. Acaba filan partinin tavrı ne olacak, deniyor. Falan parti sıcak bakar mı deniyor. Yine her kritik oylamada o taraftan bu taraftan bir iki kişinin.. Yahut geçmişte olduğu gibi 15-20 kişinin fire vermesi de görüş ayrılığından kaynaklanmıyor. Yasama, yürütme, yargı diyoruz.. Kuvvetler ayrılığı diyoruz. Yürütmeyi yasamanın içinden çıkarınca kuvvetler ayrılığı nasıl olacak. Önce yasamayı seçiyorsunuz.. Sonra içinden bazılarına siz yürütme olun, diyorsunuz. Ama bunu ratsgele diyemiyorsunuz. Parlamentoda en azından salt çoğunluğu sağlayacak olan gruba diyorsunuz. O grubun içinden bazıları yürütme olduğu zaman.. O grubun başkanı da aynı zamanda yürütmenin başı olduğu zaman fiili olarak yasamanın da başı oluyor. Yürütmeyle yasamayı birbirinden ayırmanın..ama gerçekten ayırmanın bir tek yolu var..
Yürütmeyi doğrudan halka seçtireceksiniz. Yasamayı da ayrıca seçtireceksiniz. (Dar bölge iki turlu sistem..) İşte o zaman yasama yasamalığını..yürütme de yürütmeliğini yapar. Cemil Çiçek''in dediği gibi bu konu Türkiye''de 25 senedir tartışılır. Ama sonuçlandırılmaz. Cumhurbaşkanı''nın halka seçtirilmesi bu iş için başlangıç olabilirdi. -Şimdilik- razı değiliz gibi görünüyor. Demek ki vakti saati var, bugünkü gerekçeler ne olursa olsun, eninde sonunda gideceğimiz yer orasıdır.

