Kaydet
a- | +A

Kemalettin Tuğcu''nun hikayeleri hâlâ satılıyor mu? Her hikayede "oku da adam ol"un altı çiziliyordu. Çoğu hikayede kötü bir üvey anne vardı. Çocuk üvey anneye rağmen hem çalışıyor, hem okuyor doktor olduğu gün hayatı kurtuluyor. Mühendis olduğu gün hayatı kurtuluyor. Üvey anne de eninde sonunda çocukla karşılaşıyor. Bir de ne görsün, çocuk bahçeli müstakil bir evde oturuyor. Otomobili var. Mezun olalı da bir sene olmuş. Şimdiki hikayelerde yetim çocuklar nasıl kurtarılıyor? Doktorluk, mühendislik kesmez.. Kasabadaki bir çocuğun.. Kenar semtlerdeki bir çocuğun.. Okulu bitirdikten sonra tezgahı hazır olanlar dışında kalanların mesleğe dayalı bir hayali kalmadı. Hangi işi yapacak da üvey annesini şaşırtacak? Ben olsam hikayemin yetim kahramanının büyük şehirlerin yakınındaki ilçelere ya da beldelere belediye başkanı yaparım. Kendini hazır kurulmuş düzenin içinde bulur. Bir dizide oynatırım. Borsacı yaparım. Futbolcu yaparım. Ama önce üniversiteyi bitirtirim.. Mesela veterinerlik okuyanı borsacı, inşaat mühendisliğinden mezun olanı futbolcu, arkeoloji okuyanı senarist yapar, para kazanmaya başladıktan sonra da üvey anneyle yüzleştiririm.

Gâvur sözü

Amerika''da önemli bir adam, "Benden söylemesi, yakında Türkiye''de işler karışacak, çok şey tersyüz olacak" dese.. Ardından bizden bir önemli adam -size göre en önemli kimse- ,"Yok öyle birşey herşey gayet yolunda gidiyor.. Bırakın tersyüz olmayı düze çıkıyoruz" dese.. Adım gibi eminim ki gâvur sözüne kulak asmaz işinize gücünüze bakarsınız. Belki Amerikan mallarını da boykot edersiniz.. Ne bileyim hamburger yemezsiniz mesela.. Kola içmezsiniz.. Veya gizli içersiniz.. Ayıp olmasın diye.. Tutarlılık da budur zaten.

ÖNE ÇIKANLAR